Allah’ın ve Resûlü’nün Önüne Geçmemenin En Güzel Örneği

PEYGAMBERİMİZ

Abdullah Sert Hocaefendi, Şifa-i Şerif eserinden naklediyor: Muâz b. Cebel’in (r.a.) Kur’ân ve Sünneti merkeze alışı, Allah ve Resûlünün önüne geçmemenin en güzel örneklerinden biri değil midir?

ALLAH’IN VE RESÛLÜ’NÜN ÖNÜNE GEÇMEMEK: MUÂZ B. CEBEL’İN (R.A.) ÖRNEĞİ

Muâz ibni Cebel radıyallahu anhın tutumu “Allah’ın ve Resûlünün önüne geçmemenin” güzel bir örneğidir. Peygamber Efendimiz onu Yemen’e vâli olarak gönderirken “Sana bir dâvâ geldiğinde ne ile hüküm vereceksin?” diye sordu; Muâz:

“Allah’ın kitâbıyla hüküm vereceğim” dedi. “Aradığını orada bulamazsan?” deyince,

“Resûlullah’ın sünnetiyle” diye cevap verdi. Resûli Ekrem: “Ya orada da bulamazsan?” buyurunca,

“O zaman kendi görüşümle hüküm veririm” dedi. Buna çok memnun olan Peygamber aleyhisselâm Muâz’ın göğsüne vurarak:

“Resûlullah’ın elçisini, Resûlullah’ı memnun edecek şekilde cevap vermeye muvaffak kılan Allah’a hamdolsun” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Akdiye 11, nr. 3592; Tirmizî, Ahkâm 3, nr. 1327; Ahmed ibni Hanbel, Müsned, V, 230, 236, 242.)

“Ey îmân edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin; birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın. Yoksa yaptığınız iyilikler mahvolur gider de farkına bile varmazsınız. Resûlullah’ın huzurunda seslerini kısanlara gelince: İşte onlar, kalblerini Allah’ın takvâya erişmeleri için samimî kıldığı kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır. Sana evinin dışından seslenenlerin çoğu yaptıkları kabalığı anlamayan kimselerdir.” (Hucurât 49/2-4.)

“Peygamberi birbirinizi çağırır gibi çağırmayın!” (Nûr 24/63.)

Resûlullah’ın huzûrunda, sesiniz onun sesini bastıracak şekilde konuşmayınız. Onu, birbirinizi adıyla çağırdığınız gibi çağırmayıp, kendisine “Yâ Resûlallah!”, “Yâ Nebiyyallah!” diye hitap ediniz.

Allah Teâlâ bu âyet-i kerîmelerle Resûlünü yüceltmeyi, onun huzûrun da son derece edepli davranmayı farz kılmış, ona en üstün saygının gösterilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Kaynak: Kadı İyaz, Şifa-i Şerif