“Allah’ım! Fakirlikten, Yokluktan ve Zilletten Sana Sığınırım. Haksızlık Etmekten…” Hadisi

HADİSLER

“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.” hadisinin kısa açıklaması.

Ebû Hüreyre’den nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle dua ediyordu: “Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, V itr, 32)

Hadisin Kısa Açıklaması

Hadis kaynaklarımızda aktarılan bilgiler, Hz. Peygamber’in, hem darlıkta hem de bollukta Allah’a sığınmayı yaşamının bir parçası hâline getirdiğini ve var olmakla sığınmak arasında sıkı bir ilişki kurduğunu göstermektedir. Öyle ki büyük hadis âlimlerimizden İmam Nesâî, Sünen adlı kıymetli hadis kitabında “Kitâbü’l-İstiâze” (Sığınma Bölümü) adıyla müstakil bir bölüm ayırmış ve orada toplam yüz on bir hadis nakletmiştir. Bu hadislerde, müminin ahlâkî zaaflardan korunmasına ve kendisiyle hesaplaşmasına yönelik sığınmaların yanı sıra, kişinin elinde olmadan karşılaşabileceği ve hayatını zora sokacak dünyevî sıkıntı ve felâketlerden Allah’a sığınmasını ifade eden yakarışlar da dikkat çekmektedir.

Bir insan olarak Nebî (sav), beşerin başına gelebilecek her türlü hastalıktan, delilikten, cüzzamdan, alacadan, (Nesâî, İstiâze, 36; Ebû Dâvûd, V itr, 32.) âcizlikten, ömrün sonunda bunamaktan Allah’a sığınırdı. (Buhârî, Deavât, 56.) Sade bir yaşam biçimini tercih etmekle birlikte O (sav), “Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, V itr, 32.) diye dua ederdi. Açlıktan, (Nesâî, İstiâze, 19; Ebû Dâvûd, V itr, 32.) kötü kaderden ve şiddetli belalardan (Buhârî, Deavât, 28; Nesâî, İstiâze, 34.) Allah’a sığınırdı. Abdullah b. Ömer onun duaları arasında şu cümleyi nakleder: “Allah’ım! Nimetlerinin yok olmasından, sağlığımın bozulmasından, ansızın gelecek cezandan ve öfkene sebep olan her şeyden sana sığınırım.” (Müslim, Rikâk, 96; Ebû Dâvûd, V itr, 32.)

Kaynak: Diyanet Hadislerle İslam