Ailenin Yaratılış Hikmeti ve Huzur Şifreleri

Aile Hayatımız

Ailenin yaratılışındaki ilâhî hikmet nedir? Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) saadet hanesinden günümüze uzanan asil ve nezih aile yapısının sırlarını okuyun.

Cenâb-ı Hak; ehadiyyeti, tekliği Zâtına mahsus kıldı.

İSLAM’DA AİLENİN ÖNEMİ VE YARATILIŞIN İLÂHÎ SIRRI

Yarattığı her şeyi çiftler hâlinde halk etti. İnsanı da erkek ve kadın olmak üzere, bir çift hâlinde yarattı.

Erkek ve kadını; Zâtının / kendinin adıyla birbiriyle nikâhlayarak, aile müessesesini teşkil etti. İnsanlık, Hazret-i Âdem ve Havvâ Vâlidemiz’in Allah adına kurdukları ilk aileden helâl ölçülerle neş’et etti.

Cenâb-ı Hak; insanı, doğduğu andan itibaren yıllarca anne şefkatine, baba terbiyesine ihtiyaç duyacak zayıflıklar ve âcizlikler içerisinde yarattı. Fânîlik sırrı ve yaşlanma hikmetiyle, ilerleyen yaşlarda da anne-babayı evlâtlarına muhtaç kıldı.

Böylece, birbirlerine; meveddet, muhabbet, şefkat, merhamet, itaat, hamiyet, sadâkat ve vefâ gibi güzel ve mûtenâ hislerle bağlı bir toplum meydana geldi. Bu cemiyetin en büyük babası, Hazret-i Âdem aynı zamanda bir peygamberdi.

İlâhî hikmet, erkek ve kadına fıtrî husûsiyetlerine münasip hak ve vazifeler verdi. Fahr-i Kâinat  -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurdu:

“Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden mes’ulsünüz... Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden mes’uldür. Kadın, evinin çobanıdır ve sürüsünden mes’uldür.” (Buhârî, Vesâyâ, 9)

Cenâb-ı Hak; bir imtihan sahnesi olan dünyada, Hak rızâsına uygun bir cemiyetin dokusunu, ailelerin teşkil etmesini murâd etti.

Bu hikmetle;

PEYGAMBER EFENDİMİZ VE EHL-İ BEYT’İN ÖRNEK AİLE HAYATI

Peygamberleri asil, nezih, tertemiz ailelerden, sülâlelerden seçti. İnsanlığa, ilâhî tâlimatlarını tebliğ ederken, hâlleri, davranışları ve ahlâklarıyla, Cenâb-ı Hakk’ın istediği kulluğu da sergileyen peygamberler; ümmetlerine uyguladıkları terbiyeyi evvelemirde ailelerinde gösterdiler.

Peygamberler Sultânı Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de; Hazret-i İbrahim ve Hazret-i İsmail zürriyetinden gelen, nurlu alınlardan, helâli gözeten izdivaçlardan müteşekkil bir aileden dünyaya geldi.

İffetli, tertemiz, nezih bir gençlikten sonra; yirmi beş yaşında Hazret-i Hatice -radıyallâhu anhâ- Vâlidemiz ile, cihânın en huzurlu, en mesut, en güzel saâdethânesini kurdu. Sonraki izdivaçlarıyla da, mübârek kerîmeleri Hazret-i Fâtıma, damatları Hazret-i Ali ve cennet delikanlıları olan Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin -radıyallâhu anhumâ- ile de cihânın en mesut, en hayırlı ailesinin, ehl-i beytin ve saâdetin şifresini insanlığa takdim etti.

Efendimiz’in sünnet-i seniyyesi, üsve-i hasene hükmündeki ahlâkı bizim için; aile hayatımızda da huzûrun mihengi...

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hidayet Güneşi, Yüzakı Yayıncılık