Zuhruf Suresi 36. Ayet Ne Anlatıyor?
Zuhruf Suresi 36. ayeti ışığında, hakikatten uzaklaşılması ve Allah’ın mesajından yüz çevirmenin akıbeti ele alınıyor.
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur:
ALLAH’IN MESAJINDAN YÜZ ÇEVİRENİN ARKADAŞI
Zuhruf Suresi 36. Ayet Arapça:
وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا فَهُوَ لَهُ قَر۪ينٌ
Zuhruf Suresi 36. Ayet Meali:
Allah’ın mesajını görmezden gelen kimseye bir şeytan tahsis ederiz; artık bu onun arkadaşıdır. (Zuhruf, 43/36)
Bilgi:
Kur’an’ı ve Allah’ın mesajlarını umursamadan yaşayan kimseler kendilerini şeytana teslim etmiş olurlar. Çünkü insanı hakka ve doğruya tabi olmaktan alıkoyan ve nefsine uyduran şeytandır. Şeytan insanı duygularının ve heveslerinin tutsağı hâline getirmek ister. Samimiyetle dine uyan kimseler üzerinde ise şeytanın bir otoritesi yoktur. Allah’ın şeytanı insana musallat kılması, kulun seçimine uygun sonuç yaratmasıdır. Kul şeytana tabi olmayı seçmezse Allah ona şeytanı musallat kılmaz.
Mesaj:
- Rabbimiz, kötülük yapmamızı ve kötülüğü telkin eden şeytana uymamızı istemez.
- Allah’ın gösterdiği şekilde yaşamayanlar, şeytanı kendilerine rehber edinmiş olurlar.
Kelime Dağarcığı:
Karîn: Arkadaş, dost, yakın.
Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler
TEFSİR
Zuhruf Suresi 36. Ayet Tefsiri:
- Kim Rahmân’ı hatırından çıkarıp öğüt ve uyarılarla dolu Kur’an’ı görmezlikten gelirse, biz ona bir şeytan sardırırız da artık o şeytan onun ayrılmaz yoldaşı olur.
- Bu şeytanlar onları Allah’a giden yoldan çıkarırlar; onlar ise hâlâ kendilerini doğru yolun üzerinde sanırlar.
- Sonunda hesap vermek üzere huzurumuza geldiklerinde ise o yoldaşına: “Keşke seninle aramız doğu ile batı arası kadar uzak olsaydı. Sen meğer ne kötü arkadaşmışsın!” diyecek.
- Bu temennî ve pişmanlığınız bugün size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü dünyada iken birlikte zulmettiniz. Şimdi de azabı birlikte çekeceksiniz!
“Rahman’ın zikri”nden maksat, hem Allah Teâlâ’yı hatırlamak, hem de Allah Teâlâ’nın en büyük zikri olan; O’nu, O’nun emir ve yasaklarını hatırlatan Kur’ân-ı Kerîm’dir. Zaten bunlar birbirine yakın ve aynı neticeyi hâsıl edecek mânalardır. Allah’ı unutan, O’nun zikrinden gâfil kalan kimseye Cenâb-ı Hak hemen bir şeytan Musallat eder. O şeytan onun en yakın arkadaşı oluverir. Onu Allah’ın razı olduğu niyet, söz, fiil ve amellerden uzaklaştırır. Aksine Allah’ın râzı olmadığı niyet, söz, fiil ve amellere yönlendirir. Kur’ân-ı Kerîm de en büyük zikirdir.
Her âyeti, her kelimesi Allah’ı hatırlatır. O ilâhî öğüt ve ikazlarla doludur. O, hayat kitabımızdır. Hayatımızın her alanını tanzim eden itikat, ibâdet, ahlâk ve âdâb hükümleriyle doludur. Kur’an’ı ve onun uygulamalı bir tefsiri olan sünnet-i seniyyeyi hayatının her sahasına aksettiren müslüman şeytanın ortak olacağı açık bir alan bırakmamış olur. Fakat Kur’an’ın beyân buyurduğu hayat tarzını göz ardı eden ve onun dışında bir hayat tarzı benimseyen kişilere Allah’ın psikolojik ve sosyolojik bir kanunu olarak hemen bir şeytan Musallat edilir. Onun dostu şeytan olur. Demek ki insan için iki ihtimal söz konusudur. Ya Allah’ın dostu olacaktır veya şeytanın. Şurası kesin bir durum arz etmektedir ki Allah’ın dostluğuna layık işler yapan Allah’ın dostu olacak, şeytanın dostluğuna layık işler yapan da şeytanın dostu olacaktır.
Şüphesiz iki dostluğun neticeleri farklıdır: Allah’ın dostluğu insanı karanlıklardan kurtarıp aydınlığa çıkardığı ve ebedi nimetlere eriştirdiği halde, şeytanın dostluğu bu âyetlerde de haber verildiği üzere insanı çaresi olmayan bir hasret, nedamet, pişmanlık ve azaba uğratacaktır. Nitekim konuyla ilgili diğer âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:
“Allah, iman edenlerin dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin dostları ise şeytânî güçler olup onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Onlar cehennemin yoldaşlarıdır ve orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara 2/257)
“Kim benim kitabıma sırt döner ve beni anmaktan uzak durursa, şüphesiz dünyada onun için sıkıntılı, dar bir geçim vardır; kıyâmet günü de onu kör olarak diriltip huzurumuza getireceğiz. O, «Rabbim! Beni niçin kör olarak dirilttin? Oysa ben dünyada gözleri gören biriydim» diye itiraz edecek. Allah şöyle buyuracak: «Evet, böyle! Âyetlerimiz sana geldiğinde sen onları nasıl unutup bir kenara attıysan, bugün de sen işte öylece unutulur, bir kenara atılırsın!»” (Tâhâ 20/124-126)
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com