Zalimlere Verilen İlahi Mühletin Hikmeti
Abdullah Sert Hocaefendi, Allah’ın zalimlere neden mühlet verdiğini, ilahi mühlet ve ilahi kahır kavramları üzerinden değerlendiriyor.
Allah’ın zalimlere mühlet vermesi, onları ihmal ettiği anlamına gelmez. Tarih, zulmün ve Allah’a karşı gelmenin sonuçlarını gösteren ibretlik örneklerle doludur.
ZULÜM KARŞISINDA İLAHİ MÜHLET VE İLAHİ KAHIR
İnsanlığın genleri üzerinde oynanmak isteniyor. Allah'ın yarattığı fıtrat-ı ilahiye; yani insan Rabbiyle mücadele ediyor. “Şimdi sen böyle yarattın ya Rabbi, böyle nizam koydun. Hayır, ben bunu değiştireceğim, ben böyle nizam kuracağım.” diyerek Allah ile harp hâlinde. Fakat Allah ile harp hâlinde olan insan bu harpten galip gelemez. Sonunda kahr-ı ilahîye uğrar. Tarih de bunun misalleriyle dolu. Tarih, Allah'a karşı gelenlerin nasıl kahredildiğinin misalleriyle dolu. Ama o kahır ne zaman tecelli eder?
Hani çok güzel bir söz vardır: Allah imhal eder ama ihmal etmez, mühlet verir. Evet. Allah'ı sakın zalimlerin yaptıklarından habersiz zannetme. Allah onları öyle bir güne bırakıyor ki ne olduğunu o günü anlarlar. Ahiret değil sadece o yani, evet kıyamettir.
Bazen kıyamet illa son büyük kıyamet olmaz. Allah insanlığa zaman zaman böyle küçük kıyametler yaşatır. Büyük kıyametin adeta öncüsü olan küçük kıyametleri yaşatır. Virüslerle yaşatır bunu, depremlerle yaşatır, başka türlü felaketlerle yaşatır, rızıklarını kesmek suretiyle yaşatır, içtimai düzenlerin tamamen bozulup vermesiyle, insanların “Yok mu bir kurtarıcı el?” diye artık feryat etmesiyle yaşatır. İnşallah zalimleri o günlere bırakır ve onlar da, zalimler de zulümleriyle başa kalırlar.