Teheccüd Namazı ve Gece İbadeti Neden Önemlidir?
Teheccüd namazı ve gece ibadetinin fazileti, seher vaktinin önemi ve Peygamber Efendimiz’in gece ibadetine verdiği değer anlatılıyor.
Cenâb-ı Hak; geceye yemin etmiş, ona sayısız sırlar saklamıştır.
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN TEHECCÜD VE GECE İBADETİ
Gece vaktinde; bedeni mıknatıs gibi çeken, tatlı ve yumuşak yatağı terk edip, ilâhî huzûra durabilmek, Allah katında en makbul ibâdetlerdendir:
Hadîs-i şerifte buyurulur: “Farzlardan sonra en fazîletli namaz, gece kalkarak kılınan namazdır.” (Müslim, Sıyâm, 202-203)
Gece namazı, âdetâ yâr ile buluşup sohbet etmektir. Herkes uyurken uyanık olmak, Mevlâ-yı Müteâl’in rahmet iklimine girmek, muhabbet ve merhamet meclisine dâhil olmak demektir.
Rasûlullah Efendimiz seherlerde uzun uzun teheccüd kılardı. Hattâ bu teheccüd namazını, o zorlu çöl seferlerinde bile aksatmazdı.
- Gecelerin en feyizli anları olan seherlerde namaz kılmayı,
- İstiğfarda bulunmayı,
- Zikretmeyi,
- Kur’ân okumayı ve duâ etmeyi hiç terk etmedi.
Öyle ki, hastalandığı ve ayağa kalkamayacak kadar tâkatsiz kaldığı zamanlarda dahî, oturarak da olsa seherlerini ihyâ etti. (Bkz. Ebû Dâvûd, Tatavvû, 18/1307)
TEHECCÜD NAMAZININ FAZÎLETİ VE GECE İBÂDETİNİN ÖNEMİ
Abdullah İbn-i Ömer şöyle anlatır:
Rasûlullah’ın sağlığında, rüya görenler, O’na anlatırlardı, ben de bir rüya görmeyi ve O’nu Peygamber Efendimiz’e anlatmayı çok istiyordum. O zaman bekâr bir kimseydim ve mescidde uyurdum. Bir defasında rüyamda iki melek beni cehenneme götürdüler.
Baktım ki o; kuyu duvarı gibi örülmüş olup, kuyununki gibi iki boynuzu vardı. Bir de ne göreyim, orada kendilerini tanıdığım insanlar var. Ben;
“–Cehennemden Allâh’a sığınırım! Cehennemden Allâh’a sığınırım!” diye haykırdım. O esnada yanımdaki iki meleğe bir melek daha katıldı ve bana şöyle dedi:
“–Sen korkutulmayacaksın!” Ben bu rüyayı ablam Hafsa’ya anlattım, o da Rasûlullah’e anlattı. Rüyayı dinleyen Allah Rasûlü şöyle buyurdu:
“Abdullah ne güzel, ne iyi bir adamdır! Bir de geceleyin namaz kılmış olsaydı!” Abdullah İbn-i Ömer’in oğlu Sâlim der ki:
“O günden sonra babam, gecenin ancak az bir kısmında uyurdu.” (Buhârî, Ashâbu’n-Nebî, 19)
Rasûlullah, Abdullah bin Amr bin Âs’a şu tavsiyede bulunmuştur:
“–Abdullah! Falan adam gibi olma! Çünkü o, gece ibâdetine devam ederken artık kalkmaz oldu.” (Buhârî, Teheccüd, 19)
Demek ki teheccüdden geri kalmak, mühim bir kayıp ve hüsran sebebidir. Âyet-i kerîmede buyurulur:
“Gecenin bir kısmında O’na secde et; gecenin uzun bir bölümünde de O’nu tesbih et! Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyor, istiyor ve tercih ediyorlar da önlerindeki çetin bir günü (âhireti) ihmâl ediyorlar.” (el-İnsân, 26-27)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık