Tarık Nedir, Hangi Yıldızdır?
Kur'an'da geçen Târık nedir, hangi yıldızı ifade eder? Dr. Adem Ergül, Târık Suresi'nde geçen bu yıldızın anlamını, kelime kökenini ve müfessirlerin görüşlerini açıklıyor.
Kur'an'ın üzerine yemin ettiği Tarık'ın ne olduğunu biliyor musunuz? Karanlığı delen yıldızın anlamını ve tefsirlerdeki farklı yorumlarını Dr. Adem Ergül açıklıyor.
KUR’AN’DA GEÇEN TARIK NEDİR?
"Bismillahirrahmanirrahim. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Andolsun gökyüzüne ve o Tarık'a. Bilir misin nedir bu Tarık? Ya da sen bu bilgiye nasıl erişebileceksin ki? Onun nasıl bir yıldız olduğuna...
O, ışığıyla karanlığı delip geçen bir yıldızdır. Şimdi yüce Rabbimiz varlık aleminde dilediği yarattıklarına yeminler eder. Onların nasıl yaratıldıklarına, belki niçin yaratıldıklarına bakmamızı ister. İster ki biz oradan ibret alalım, hisse çıkaralım, yaratıcısı hakkında şuur sahibi olalım. Onun yüceliğine, azametine tanık olalım adeta. Burada da işte yüce Rabbimiz hem göğe, gökyüzüne hem de Tarık'a yani o ışığıyla delip geçen yıldıza yemin ediyor.
Esasen Tarık kelimesi Arapça tığ ile başlıyor. Tarık, ismi fail dediğimiz bir kalıpta geliyor. Bir aletle veya herhangi bir cisimle bir şeye vurmak, çarpmak anlamına gelir. Daha çok da gece gelen anlamındadır. Gece geldiği zaman kapılar kapalı olunca gelen kişi kapıyı çalar. Ya işte "Tarık" denir. Arapçada "Tarik" kelimesi de aynı kökten türer. Bunun için yola da bu isim verilmiştir. Hatta yolcuya da... Yani ses çıkararak bir şeyi çalmak, adeta "tık tık tık" diyerek çalmak. Yere vururken de insanın ayaklarından ses çıkar. Onun için yol, yolcu efendim bu anlamda kapıyı çalmak bu kelimeyle ifade edilir. Aynı zamanda biraz şiddet içerir. Şiddetle vurmak, ses çıksın diye bu anlama gelen bir kelime esasen. Yıldızlar da bir anlamda aslında gecenin karanlığında nice kapıları çaldığı için adeta kendisine dikkat çekildiği için, bir şekilde dikkatlerimizi kendisine cezbettiği için bu ismi almıştır denir.
MÜFESSİRLERE GÖRE TARIK HANGİ YILDIZI İFADE EDER?
Bu yönüyle acaba buradaki yıldız hangi yıldızdır? Bu konuyla ilgili müfessirlerimizin farklı değerlendirmeleri var. Bazıları derler ki zaten Cenab-ı Hak ayette ışığıyla bir şekilde delip geçen bir yıldız olduğundan bahseder. "Necm" yıldız demektir. "Sakıb" da delip geçen; adeta matkap gibi bir şeyi, bir duvarı delmek gibi adeta gece karanlığını yırtıp geçen yıldız. Bu yönüyle derler ki buradaki her ne kadar tekil anlamda kullanılmış bir ifade ise de bu yıldız cinsine işaret eder. Yani ışığıyla o karanlıkları delip yeryüzüne bir şekilde kendi varlığını hissettiren her yıldız kastedilmiş olabilir. Yıldızlar genel anlamda bu şekilde zikredilmiştir derler bazı müfessirlerimiz.
Bir kısmı da derler ki bu özel bir yıldız olmalı. Peki o zaman özel bir yıldız diyeceksek hangi yıldız olabilir? İşte parlak bir yıldız olabilir. Bu nedir mesela geceleyin parlak yıldız? İşte "sabah yıldızı, çoban yıldızı" dediğimiz yıldız olabilir, der bazı alimler. Bir kısmı der ki, bu yıldız aslında "Zühal yıldızı"dır, "Satürn" diye bildiğimiz yıldızdır. Kutup yıldızıdır diyenler var. Özellikle o dönemde tabii kutup yıldızının bir yol gösterici aydınlığı, yol gösterici bir adres göstermesi de söz konusu olduğu için muhtemelen bu kutup yıldızıdır derler. Hep kuzeyde olur. Yolcular da ona bakarak yollarını tayin ederler. Bu yönüyle burada kastedilen Kutup Yıldızı'dır der bir kısım müfessirlerimiz. Bir kısmı Süreyya yıldızı yani Ülker Yıldız kümesine, yedi yıldızdan oluşan kümeye bu "Tarık" denir ifadesini kullanır. Bir kısmı da işte nötron yıldızları gibi. Şimdi çağımızda bu yıldızların da bir kısım sesleri olduğu tespit ediliyor. O dönüşünden kaynaklanan çok farklı sesler. Bu kalp atışına benzer sesler. İşte Tarık denmesi bir anlamda adeta ses çıkararak o bir taraftan karanlığı yaran ışığıyla karanlığı yaran ve ses çıkaran yıldız anlamı verirler nötron yıldız kümelerine.
Bu anlamda evet farklı görüşler bu şekilde ifade ediliyor. Bazı alimler de derler ki Kur'an-ı Azimüşan aynı zamanda yıldızı ayetlere benzetir ya da ayetleri yıldızlara benzetir. Çünkü nasıl insanlar dünya hayatında bir yerden bir yere giderken hem yıldızların ışığından faydalanırlar hem de onların duruş konumlarına göre yollarını bulurlar. Nahl suresi 16'da "ve bi'n-necmi hum yehtedûn" (onlar yıldızla yol buluyorlar) buyuruluyor. Bununla aynı zamanda her bir ayetin kendisi kastedilmiş olabilir. Dolayısıyla Cenab-ı Hak o zulmet dediğimiz insanın karanlık fikirleri, karanlık duygularını yarıp geçen ve hakikati ona aşina kılan, hakikati gösteren Kur'an ayetleri de kastedilmiş olabilir diyerek böyle bir manevi alana da işaret ederler. Bu da farklı bir telmih, farklı bir yorum. Ama daha çok da "Sema" ile başladığı için, Kur'an-ı Azimüşşan gökle başladığı için normal zahiri bir yıldız ya da yıldızların kastedilmiş olduğunu söylemek elbette daha sanki ayetin akışına uygun görünüyor."