Siccin ve İlliyyin Ne Demek?
Abdullah Sert Hocaefendi, Siccîn ve İlliyyîn kavramlarını, füccar ve ebrar zümrelerini ve Allah’ın koyduğu ilahî ölçüleri anlatıyor.
Siccîn ve İlliyyîn kavramları üzerinden füccar ve ebrar zümreleri ile Allah’ın koyduğu ilahî ölçülere uyma anlatılıyor.
SİCCİN VE İLLİYYÛN: FÜCCAR VE EBRARIN AMEL DEFTERLERİ
Doğrusu, günahkârların yazısı muhakkak Siccin'de olmaktır.
“Siccin nedir, bilir misin?” Siccin: “Çok dar bir zindan, cehennemde bir kuyu, kâfirlerin amellerinin yazıldığı kitap veya insanlarla cinlerin amellerinin kaydedildiği defter.” Evet. O, amellerin sayılıp yazıldığı bir kitaptır. O gün, “Vay hâline yalancıların!” (Mutaffifin, 10) ki onlar ceza gününü yalan sayarlar.
Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar. Böyle birini ayetlerimiz okununca da “Eskilerin masalları.” der geçer. Hayır, bilakis onları işlemekte oldukları sebepler vesilesiyle kalpleri kirlenmiştir. Evet. Sonra da onlar ebedî bir azaba atılır. Arkasından iyilerin kitabı İlliyyûn'dadır.
Füccarınki Siccin'de, ebrar dediğimiz salihlerin kitabı da İlliyyûn'dadır. “İlliyyûn nedir, biliyor musun?” “İçinde amellerin kaydedildiği bir kitaptır ki o kitabı Allah'a yakın olanlar görür.”
İyiler, yani ebrar, kesin kes cennettedir. Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar. Onların yüzünde de nimetlerin sevincini görürsün. Kendilerine mühürlü bir içki sunulur. Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır. Sonunda Cenab-ı Hak buyuruyor ki: “İşte yarışanlar ancak onda yarışsınlar.” (Mutaffifin, 26)
Dünyada bir yarış var ya şimdi. Evet. Dünyada farklı yarışlar var. Çok farklı yarışlar var. Herkes bir yarışın içinde.
Cenab-ı Hak da buyuruyor ki: “Ebrar zümresinden olmak için yarışın.” Evet. Ebrar zümresinden, hayatı İlliyyîn'e kaydedilmiş olan ebrar zümresinden olmak için yarışın.
Dikkat edilirse yine, çok kıymetli kardeşlerim, bu ayet-i kerimeler iki zümre: bir füccar, bir de İlliyyûn ebrar zümresi. Hangi ayetin sonunda geliyor?
Hayatta gerçekten ölçü tanımayan insanların hatırlatılması ayetlerin sonuna geliyor. Ölçü tanımayan, ölçüyü sadece arz ettiğin bir alışverişteki bir ölçü değil. Allah Teâlâ'nın koyduğu bütün ölçüler: aile hayatı ile ilgili ölçüler, ticaret hayatı ile ilgili, siyasetle ilgili ölçüler, ne varsa Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de ve mizan: “Biz bir ölçü koyduk sizin için. Elâ fil mîzan.” Allah'ın koyduğu ölçülerin dışına çıkmayın.
Miras için ölçü koyduk, değil mi? Gözünüz için ölçü koyduk. Kulağınız için ölçü koyduk. Eliniz için ölçü koyduk. Her hayatın bütün alanları için ölçüler koyduk. O zaman bu ölçülere uyacağız.
“Burasına uyarım. Burası işime gelir, burası gelmez.” Yok kardeşim. Eğer Allah'a kulsak, Müslümansak, ilahî hudut dediğimiz, ilahî ölçüler dediğimiz, sınırlar dediğimiz bütün ölçülere uyacağız. Bütün ölçülere uyacağız ki Allah'ın huzuruna biraz daha temiz, güzel insanlar olarak çıkalım.