Şefaat Müjdesi: Vesile Duası
Abdullah Sert Hocaefendi; müezzine icabetin usullerini ve kulu Efendimiz'in (s.a.v.) şefaatine ulaştıran 'Vesile' duasının manevi sırlarını anlatıyor.
Ezanı kalbi bir murakabe ile dinlemenin ve sünnet üzere icabet etmenin, kulu Efendimiz'in (s.a.v.) şefaatine ulaştıracak birer vesile olduğu vurgulanıyor.
EZAN DUASI: ŞEFAAT MÜJDESİNE DAVET
Abdullah ibn Amr ibn el-Âs (radıyallahu anhümâ), Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir:
"Ezanı duyduğunuz zaman müezzinin söylediğini söyleyin" (Buhârî, Ezan, 7) Yani müezzin 'Allahu ekber, Allahu ekber' dediğinde sizler de bu şekilde söyleyin; 'Eşhedü en lâ ilâhe illallah' dediğinde siz de bu sözü tekrar edin. Kendinizi adeta namaza davet eder gibi 'Hayya ale’s-salâh' denildiğinde ise 'Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh' deyin. Yani o davetle adeta bütünleşin.
Efendimiz (s.a.v.) devamla şöyle buyurdu: 'Ezan okunduğunu işittiğiniz zaman müezzinin söylediklerini aynen siz de söyleyin ve bana salavat getirin. Çünkü bir kimse bana bir defa salavat getirirse, buna karşılık Allah ona on defa salât eder. Daha sonra benim için Allah’tan vesile isteyin. Çünkü vesile, cennette Allah’ın kullarından sadece bir tek kuluna layık olan bir makamdır; o kulun da ben olacağımı umuyorum. Allah’tan benim için vesileyi isteyen kimseye şefaatim vacip olur.'"
Tabii bu hadis-i şerif; "Allahümme Rabbe hâzihi'd-da'veti't-tâmme ve's-salâti'l-kâime, âti seyyidinâ Muhammedeni'l-vesîlete ve'l-fadîlete veb’ashü makâmen mahmûdenil-lezî va’adteh." şeklinde devam eden ezan duasının kaynağıdır. (Buhârî, Ezân, 8; Ebû Davud, Salât, 28)
Aziz dinleyenlerim; insan bu duayı ezberlemeli ve ezanı her işittiğinde ona gerçekten dikkat etmelidir. Bir taraftan ezan okunurken diğer taraftan muhabbet etmekle veya başka şeylerle meşgul olunmamalıdır. Ezan, Hakk’ın davetidir; Resûlullah’ın sünnetidir. Ezan okunmaya başladığında bütün dikkatimizi ona vermeli; adeta kulağımız seste, kalbimiz ise o yüce manalarda olmalıdır. "Biz Hakk'a, namaza ve kelime-i şehadete davet ediliyoruz" diyerek, derin bir kalbi murakabe ile o davete hemen icabet etme derdinde olmalıyız.