Secde Suresinin 18. Ayeti Ne Anlatıyor?

KUR’ÂNIMIZ

Secde suresi 18. âyette ne anlatılmak isteniyor? Mü’min ve fâsık kişinin eşit olamayacağını bildiren Secde Sûresi 18. âyetinin Arapçası, meali ve tefsiri yazımızda.

Secde sûresi 18. âyette şöyle buyrulur:

Secde Suresi 18. Ayet Arapça:

اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِنًا كَمَنْ كَانَ فَاسِقًاۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ

Secde Suresi 18. Ayet Meali:

Hiç mümin, fasık gibi olur mu? Bunlar elbette eşit olmazlar. (Secde, 32/18)

SECDE 18'İN SARSICI HÜKMÜ: İMAN VE FISK'IN AHİRET KARŞILIĞI

Bilgi:

Önceki ayetlerde müminlerin bazı özelliklerine yer verildikten sonra bu âyette Allah’a inanan ve Allah’ın peygamberleri aracılığıyla gönderdiği esaslara itaat eden mümin ile itaatsiz ve isyankâr olan fâsık kişinin Allah katında aynı değerde olmadıkları vurgulanmaktadır. Mümin ile fâsık ne bu dünyada aynı düşünce ve yaşayış tarzına sahip olabilirler, ne de ahirette Allah tarafından aynı muameleyi görürler.

Mesaj:

  1. Mümin imanıyla, fâsık günahı ile muamele görür.
  2. Mümin olmak, Allah katında üstünlük sebebidir.

Kelime Dağarcığı:

Mümin: İnanıp tasdik eden; başkalarına güven veren, kendisine güvenilen kişi.

Fâsık: Haktan sapan, Allah’ın emirlerine itaatten ayrılan âsi mümin veya kâfir kişi.

Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Secde Suresi 18. Ayet Tefsiri:

kuran okumaya giriş diyanet,kuran okumaya giriş elif ba,elifba kolay öğrenme yolları,elifba nasıl kolay öğrenilir,çocuklara elif ba nasıl öğretilir,elif ba öğreniyorum ders,elifba öğreniyorum diyanet,elifba öğreniyorum çocuklar için,elifba diyanet,elifba harfleri, elif ba 1 ders, elifba harfleri ve okunuşu

  1. Öyle ya, mü’min olan bir kimse, yoldan çıkmış olan biriyle hiç eşit tutulabilir mi? Elbette bunlar eşit olamaz.
  2. İman edip sâlih ameller işleyenlere, yaptıklarına karşılık bir konaklama yeri olarak Me’vâ cennetleri vardır.
  3. Yoldan çıkıp günaha dalanlara gelince, onların varacağı yer ise ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler geri içine itilecekler ve kendilerine: “Tadın bakalım, yalanlayıp durduğunuz o ateşin azâbını!” denilecek.
  4. âyetteki اَلْفَاسِقُ (fâsık) kelimesi mü’minin tam zıddı olarak kullanıldığı için, Allah’a itaatten ayrılıp başkalarına itaat eden kâfir mânasındadır. Şüphesiz mü’minle fâsık eşit değildir. Çünkü mü’minlere Me’vâ cennetleri; içinde köşkler, saraylar, hûriler, gılmanlar, sayısız nimetler bulunan bağlar, bahçeler ihsan edilecektir. Onlar bu güzel yerlerde ebediyen kalacaklardır.

 Allah’a itaat etmeyen fâsıklar ise cehenneme atılacaklardır. Çıkmak isteseler de oradan bir daha çıkamayacaklardır.

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com