Sami Efendi Hazretleri Kur’ân Ehli Olarak Vefât Etmiş Bir Hâfızı Anlatırdı
Kur’an ehli olmanın fazileti ve bereketi nedir? Kur’ân-ı Kerîm bir Müslümanın hâlini ne kadar değiştirebilir? İbretlik kıssalarla Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor.
Hafızın Kabri Açıldı
Rahmetli Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazretleri, sohbetlerinde bir hadiseden bahsederdi. Adana’da Kur’an ehli olarak vefat eden bir hafız efendi varmış. Otuz sene sonra yol geçme zarureti sebebiyle nakl-i kabir icap etmiş. Bu hafızın kabri açıldığında bakmışlar ki, hiç bozulmamış; olduğu gibi, kefeniyle pırıl pırıl duruyor. Demek ki hâliyle ve kâliyle yaşayan bir hafız efendiymiş.
Mevlânâ’nın güzel bir ifadesi var: “Tohum toprağa düşse, onun için öldü denebilir mi?”
Ne Yapıyorsunuz?
Yine Medine-i Münevvere’deyken merak ettim, sordum. Cennetü’l-Bakî’de vazife gören birine, “Siz hiç kabir açtığınızda bozulmamış mevtalar görüyor musunuz?” dedim. “Görüyoruz” dedi. “Ne yapıyorsunuz?” dedim. “Onu kapatıyoruz, onun üzerine bir ölü gömmüyoruz” dediler.
Kur'an Ehline Hürmet
Yine rahmetli Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, yanlarına elfâzına hamil, ilmiyle âmil, ahlâkıyla kâmil bir ehl-i Kur’an geldiğinde ayağa kalkar, yanına oturturdu.
Hafız Çocukları Bu Oyuna Sokmazlardı
Bizim küçüklüğümüzde çocuklar arasında oynanan “birdirbir” oyunu vardı. Biri eğilir, diğeri onun üzerinden atlardı; çoğu da birbirinden atlamak suretiyle oynardı. Hafız çocukları bu oyuna sokmazlardı. Zira derlerdi ki, “Onların zihninde ve gönlünde yaşayan Kur’an’a bu bir hürmetsizlik olur.”