Sâlih Nesil Yetiştirmenin Yolu: Anne-Babadan Başlar

ÇOCUĞUMUZ

Zamanın fitneleri arasında evlâtlarımızı nasıl koruyabiliriz? Çocuk terbiyesi nerede başlar? Anne-baba sâlih olmadan, sâlih bir nesil yetiştirilebilir mi?

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, evlâtlarımızı çağın fitnelerinden ve mikroplu rüzgârlarından nasıl koruyabileceğimizi, günümüzün manevî tehlikelerine karşı nasıl muhafaza edebileceğimizi anlatıyor.

ÇOCUK TERBİYESİ NEREDE BAŞLAR?

–En başta doğru bir eğitim mühim.

  • Çocuklar anne-babayı kopyalar. Sözlerini değil yaptıklarını model alırlar. Sâlih evlâtlar istiyorsak, sâlih anne-babalar olmak zorundayız. Bu mânevî eğitim, helâl lokma yedirmekle tâ anne karnında başlar!..
  • Aileden sonra eğitim okulda devam eder. Kur’ân kursunda devam eder. Evlâtlarımızın eğitim dünyasında da sâlih ve sâdıklarla beraber yaşayışını temin edebilmek lâzım. Mektep ve arkadaşlık çevresi de bu esasa göre hazırlanmalı. Böylece onları takvâya yönlendirmek mümkün olabilecektir.
  • Çocuğun terbiyesine çok ufak yaşlarda başlamak lâzım. Mutlaka çocuklukta îmân aşısı verilmeli. Çocuk saf bir kaset gibidir. İçine ne doldurulursa onu yansıtır. Bir bakıma her ağaç, ancak yaşken eğilir. Çocuklukta sağlam terbiye edilen karakterler, büyüdüklerinde menfî temâyüllerin rüzgârlarında savrulmazlar.
  • Evlâtlarımıza esas hayatın âhiret olduğu şuurunu telkin edebilmemiz zarûrî... Böylece evlâtlarımız varlık zamanlarında taşkınlık göstermesin, yokluk zamanlarında da isyana ve menfî duygulara kapılmasın!..
  • Çocuğun fıtratına ufak yaşlarda iken vicdan, şefkat, hak, adâlet gibi hasletler iyice kazandırmalı ki şahsiyeti güçlü olarak inşâ edilsin.
  • Çocuğa çiçek, ağaç ve hayvan sevgisi de verilmeli ki, onda merhamet ve şefkat duyguları yeşersin. Tefekkürü derinleşsin ve yaratan kudreti idrâk etsin...
  • Namaza çok küçük yaşlarda hazırlamak gerek. Çünkü namazın koruyucu özelliği vardır. Her türlü fahşâ ve münkerden gönülleri ancak namaz korur.
  • Siyer-i Nebî’yi çok okumak ve okutmak. Lâkin kronoloji olarak değil, ashâbın İslâm’ı nasıl yaşadığını temâşâ ederek okumak... Rûhuna o muhabbeti, o fedâkârlıkları zerk edebilmek...
  • Camilerle komşu olmak... Ecdâdın yaptığı gibi... Ezan sesleriyle yetişmelerini sağlamak...
  • Kabirlerin sessiz feryatlarını dinlemek, mezarlıklarda derin derin tefekkür etmelerini sağlamak...

Tarihî eserlerde, muhteşem mâzîyi hissetmelerini sağlamak ve onların izinde bir nesil olma azim ve heyecanlarını uyandırmak...

Hâsılı, Müslümanca yaşamak, takvâ ile yaşamak...

Kaynak: Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Mülâkatlar, Yüzakı Yayıncılık