Saffat Suresi 120-122. Ayetler Ne Anlatıyor?

KUR’ÂNIMIZ

Hz. Mûsâ ve Hz. Harun’un (a.s.) sabır ve teslimiyet dolu mücadelesini Sâffât Suresi 120-122. ayetlerin Arapçası, meali ve tefsiri.

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur:

SELAM OLSUN MÛSÂ VE HÂRUN’A!

Saffat Suresi 120-122. Ayetler Arapça:

سَلَامٌ عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَ

اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

اِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ

Saffat Suresi 120-122. Ayetler Meali:

Mûsâ ve Harun’a selam olsun. Doğrusu biz, iyileri böylece mükâfatlandırırız. Şüphesiz, ikisi de mümin kullarımızdandı. (Sâffât, 37/120-122)

Bilgi:

Kur’an’da hayatları en çok anlatılan peygamberlerin başında Hz. Mûsâ -aleyhisselâm- ve kardeşi Hz. Harun -aleyhisselâm- gelir. Bu iki peygamber, İsrailoğullarının atası Hz. İshâk -aleyhisselâm-’ın soyundan gelmektedir. Firavun’un sarayında yetişen Hz. Mûsâ -aleyhisselâm-, Firavun’u hak dine çağırmak için görevlendirilmiştir.

Fakat Hz. Mûsâ -aleyhisselâm-, Firavun’un kendisini öldürmesinden endişe ettiğini belirterek Harun’un kendisine yardımcı olarak görevlendirilmesini istemiştir. Allah Teâla da bu isteği kabul etmiş ve ikisinin Firavun’a galip geleceklerini bildirmiştir (Tâhâ, 20/9-48).

Hz. Mûsâ ve Hz. Harun -aleyhumusselâm-, İsrailoğullarını doğru yola iletmek için çabalamışlar ve onlardan gelen türlü sıkıntılara göğüs germişlerdir.

Mesaj:

  1. Bütün peygamberler gibi Musa -aleyhisselâm- ve Harun -aleyhisselâm- da Allah’a karşı sergiledikleri büyük bağlılık dolayısıyla özel mükafatları hak etmişlerdir.
  2. Allah, iyi kullarını asla yalnız bırakmaz.

Kelime Dağarcığı:

İbâd: Kullar.

(a.s.) [aleyhisselâm]: Selam onun üzerine olsun!

Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Saffat Suresi 120-122. Ayetler Tefsiri:

  1. Biz, Mûsâ ve Hârûn’a da büyük bir lutufta bulunduk.
  2. Her ikisini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
  3. Onlara yardım ettik de neticede üstün geldiler.
  4. Kendilerine, ilâhî gerçekleri ve dünya-âhiret mutluluğunun yollarını apaçık gösteren kitabı verdik.
  5. Her meselede onların doğru yola gitmelerini sağladık.
  6. Sonraki nesiller arasında onlar için güzel bir nâm bıraktık.
  7. Selâm olsun Mûsâ ve Hârûn’a!
  8. Biz, iyilik eden ve işini güzel yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
  9. Gerçekten o ikisi de bizim mü’min kullarımızdandı.

Burada Hz. Mûsâ ve Hz. Hârûn’a ihsan edilen ilâhî lutuflar hatırlatılıyor: Evvelâ Allah Teâlâ onları peygamberlikle şereflendirmiş, onlara doğru yolu göstermiş ve muhtaç oldukları hükümleri açıklayan, açık ve anlaşılır bir dille Tevrat’ı indirmiştir. Onlar vesilesiyle Mısır’da Firavun’un zulmü altında köle muamelesi gören, maddî ve manevî sıkıntılar içinde yaşayan İsrâiloğullarını hürriyetlerine kavuşturmuştur.

Firavun ve ordusunu Kızıl Deniz’in azgın suları dibinde boğarken, Mûsâ ile Hârûn ve peşlerindeki İsrâiloğullarını orada boğulmaktan kurtarmıştır. Görüldüğü üzere onları iki tehlikeden birden, yani hem boğulmaktan hem de Firavun’un yakalayıp kendilerini öldürmesinden korumuştur. Böylece ilâhî yardım sayesinde galip gelmişlerdir. (bk. Bakara 2/49-50; A‘râf  7/103-156; Şuarâ 26/52-68)

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com