Ruhbanlık Yok
Muhtereme vâlidelerimiz, sahâbî hanımların problemlerinin çözüm merkezi idiler. Etraflarına dâima firasetle bakar, insanlar müşkillerini söylemeseler bile sıkıntılarını hallerinden anlar ve dertlerine devâ olurlardı.
Osman b. Mazʻun hazretlerinin hanımı Havle binti Hakîm güzel giyinen bir kadındı. Birgün pejmürde bir kıyafetle Hz. Âişe’nin yanına geldi. Muhtereme vâlidemiz:
“−Bu hâlin ne?” diye sorduğunda:
“–Kocam geceleri namaz kılıyor, gündüzleri de oruç tutuyor” dedi.
O esnâda Rasûlullah (s.a.v) içeri girdi. Hz. Âişe (r.a) durumu kendisine anlattı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) Osman b. Maz’un (r.a) ile görüşerek âilesiyle ilgili mes’ûliyetini hatırlatma sadedinde ona şöyle buyurdu:
“–Osman, bize ruhbanlık emredilmemiştir. Bende senin için üsve(-i hasene: güzel bir misâl) yok mu? Vallâhi sizin Allah’tan en çok korkan ve O’nun hudutlarına en fazla riâyet edeniniz benim.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1992, 6/226; İbn Hacer el-Askalânî, el-İsâbe, 4/291.)
Muhtereme vâlidelerimiz, sahâbî hanımların problemlerinin çözüm merkezi idiler. Etraflarına dâima firasetle bakar, insanlar müşkillerini söylemeseler bile sıkıntılarını hallerinden anlar ve dertlerine devâ olurlardı.
Kaynak: Doç. Dr. Murat Kaya, Müminlerin Annelerinden 111 Hatıra