Resim Olan Yerde Namaz Kılmak Caiz midir?

Siyer-i Nebî

Resim olan yerde namaz kılmak caiz midir? Üzerinde resim olan elbiseyle namaz kılınabilir mi?

Hz. Âişe (r.a) şöyle buyurur:

“Bir defâsında Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), üstünde nakışlar bulunan bir hamîsa içinde namaz kıldılar. Bu esnâda gözleri takılarak bir defâ o nakışlara baktılar. Namazı tamamlayınca:

«‒Şu hamîsayı Ebû Cehm’e geri götürün de onun enbicâniyyesini bana getirin! Zîrâ bu elbise az önce namazda beni meşgul edeyazdı!» Veya:

«‒Namazda iken gözüm nakşına takıldı, bu sebeple be­ni meşgul etmesinden korkarım!» buyurdular.” (Buhârî, Salât, 14; Muvatta’, Salât, 67)

RESİM OLAN YERDE NAMAZ KILINABİLİR Mİ?

Enes (r.a) şöyle buyurur:

Hz. Âişe (r.a)’nın, üzerinde resim ve nakışlar bulunan renkli bir örtüsü vardı. Onu odasının bir duvarına asmıştı. Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (s.a.v):

«‒Şu nakışlı perdeni karşımdan al! Üzerindeki resimler namazda gözüme takılıp duruyor.» buyurdular.” (Buhârî, Salât, 15)

Hz. Âişe validemizin perdesinin üzerinde kuş ve kanatlı at tasvirleri vardı. Efendimiz (s.a.v) onu gördüklerinde renkleri değişti ve:

“‒Ey Âişe, onu kaldır, zîrâ her eve girip onu gördüğümde dünya hatırıma geliyor!” buyurdular. (Müslim, Libâs, 88-91; Nesâî, Zînet, 111; Ahmed, VI, 49)

RESİMLİ ELBİSEYLE NAMAZ OLUR MU?

Resimli elbise ile veya resim olan yerde kılınan namaz fasit olmaz, lâkin bu mekruhtur. Zîrâ namaz kılan insanın huşûunu kaybetmesine, zihnini toplayarak tam olarak Allah Teâlâ’ya yönelmesine mâni olur.

Resimli kumaşın duvara asılması yasaklanırsa onu giymek daha öncelikli olarak yasaklanır. Hanefîler, yere serilen, üzerine basılan yaygı, minder ve yastık gibi kumaşlardaki resimleri mekruh görmemişlerdir. Yani resme hürmet edilip edilmediğine bakmışlardır. Ancak duvara asılan, yukarılara konulan resim ve heykelleri ittifakla mekruh görmüşlerdir.

Haç şeklindeki nakışlar da resim gibi mahzurludur, onları da kaldırmak lâzımdır. Nitekim Rasûlullah Efendimiz (s.a.v), evde üzerinde haç resmi bulunan bir şey görürlerse onu mutlaka değiştirir, haçı bozarlardı. (Buhârî, Libâs, 90; Ebû Dâvûd, Libâs, 44/4151)

Kaynak: Dr. Murat Kaya, Siyer-i Nebi.