Rasulullah’ın Sevdiği Köle

İSLAM

Rasûlullah’ın (s.a.v.) sevdiği bir kölenin namaz hassasiyeti, iman bağlılığı ve vefatına kadar uzanan ibretlik kıssası anlatılıyor.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir gün Medîne-i Münevvere’deki çarşılardan birine uğramıştı. Çarşıda siyâhî bir köle müzâyede ile satılıyordu.

NAMAZ ŞARTIYLA SATIN ALINAN KÖLENİN İMAN HASSASİYETİ

Güçlü, kuvvetli bir köle olduğu için tâlibi çoktu. İslâm’la şereflenmiş olan bu köle;

“–Beni alacak olana bir şartım var” diyordu. Alıcılardan biri;

“–Nedir o şart?” diye sordu. Köle;

“–Farz namazlarımı Rasûlullâh’ın arkasında kılmama mânî olmayacaksın” dedi. Adam bu şartı kabul ederek köleyi satın aldı. 

Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem o köleyi hep farz namazlarda takip ederdi. Zira; Muhabbet iki kalp arasındaki bir cereyan hattı gibidir. Tabiatta olduğu gibi insanlar arasında da cezb ve incizab, yani çekim kanunu cârîdir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in gönlü ve bu kölenin gönlü bir râbıta hâlindeydi. 

Bir gün Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yine bakındı, fakat o köleyi göremedi. Kölenin efendisine;

“–Hizmetkârın nerede?” diye sordu. Adam;

“–Ey Allâh’ın Rasûlü, o, hummâya yakalandı” dedi. Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ashâbına;

“–Kalkın, onu ziyarete gidelim” buyurdular. Birlikte kalktılar ve şifâ dilemek için ziyaretine gittiler. Peygamber Efendimiz birkaç gün sonra yine;

“–Hizmetkârının hâli nicedir?” diye sordular. Adam bu defa;

“–Ey Allâh’ın Rasûlü, onun ölümü yakındır, sekerât hâlindedir” cevabını verdi. Bunun üzerine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve ashâbı kalkıp o kölenin yanına gittiler. Bu sırada köle vefât etti. Onun teçhiz ve tekfinini Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz üstlendi ve götürüp defnetti.

KÖLENİN FÂRİK VASFI

Ashâb-ı kiram, bu durumu bir hayli garipsediler. Muhâcirler şöyle konuştular:

“–Biz, Mekke’de her türlü cefâya katlandık. Vatanımızı, mallarımızı ve ailelerimizi terk edip buraya geldik. Fakat Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu köleye bizden daha fazla alâka gösterdi. Biz de; «Ona acaba niçin bu kadar değer veriyor?» diye hayret ettik. «Acaba bu kölenin fârik vasfı nedir?» diye merak ettik.” Ensar;

“–Biz de Allah Rasûlü’nü misafir ettik, O’na yardımda bulunduk. Hem mallarımızı verdik, hem fedâ-yı cân eyledik. Lâkin Habeşli bir köle bizden daha fazla iltifât-ı Peygamberî’ye mazhar oldu. Acaba bunun hikmeti nedir?” dediler. Bunun üzerine şu âyet-i kerîme nâzil oldu:

“...Muhakkak ki Allah katında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır...” (el-Hucurât, 13) (Vâhidî, Esbâbu’n-Nüzûl, s. 411-412) 

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık