Nefse Ağır Gelen Emirlerde Saklı Zafer ve Hayır
Abdurrahmân bin Avf’ın (r.a.) rivayetiyle, nefse ağır gelen İslâmî emirlerin aslında sabırla büyük hayırlara ve zaferlere kapı araladığını anlatan ibretlik bir kıssa.
Abdurrahmân bin Avf -radıyallâhu anh- diyor ki:
NEFSE AĞIR GELEN İTAATTE SAKLI OLAN HAYIR
“İslâm, nefse hoş gelmeyen zor emirler getirmişti. Biz hayırların en hayırlısını, nefislerin hoşlanmadığı bu zor emirlerde bulduk. Meselâ Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile Mekke’den çıkıp hicret etmiştik. Nefsimize zor gelen bu hicretimizle bize üstünlük ve zafer bahşolundu (zafer yolları açıldı).
Yine Allah Teâlâ’nın Kur’ân-ı Kerîm’de:
«(Onların bu hâli) mü’minlerden bir grup kesinlikle istemediği hâlde, Rabbinin Sen’i evinden hak uğruna çıkardığı (zamanki hâlleri) gibidir. Gerçek ortaya çıktıktan sonra bile sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihâd husûsunda) Sen’inle tartışıyorlardı.» (el-Enfâl, 5-6) buyurarak târif ettiği hâl üzere, Allah Rasûlü’nün maiyyetinde Bedir’e çıkmıştık. Allah Teâlâ burada da bizler için üstünlük ve zafer lûtfetmişti.
Velhâsıl biz, en büyük hayırlara hep böyle nefsimize zor gelen emirler sâyesinde ulaşmıştık.” (Heysemî, VII, 26-27)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları