Nefîse Bint-i Münye Hz. Hatice Validemizi Anlatıyor
Hz. Hâtîce’nin arkadaşı Nefîse bint-i Münye (r.a) anlatıyor.
Hz. Hâtîce’nin arkadaşı Nefîse bint-i Münye şöyle anlatır:
“Hatîce bint-i Huveylid, becerikli, gayretli, sağlam karakterli ve şerefli bir hanım idi. Kavminin erkekleri onunla evlenmek için can atarlardı. Lâkin Hz. Hâtîce, Muhammedü’l-Emîn’in karakter ve şahsiyetine hayrandı. Muhammed (a.s) Şam ticâretinden döndükten sonra Hatîce, kendisiyle evlenmek isteyip istemeyeceğini anlamak maksadıyla beni ona gönderdi:
‘−Ey Muhammed! Sen niçin evlenmiyorsun?’ diye sordum.
‘−Maddî imkânım yokken nasıl evlenebilirim?’ dedi.
‘−Eğer imkânın olsa mal, şeref ve güzellik sâhibi bir kimse ile evlenir misin?’ diye sordum.
‘−Kim bu hanım?’ dedi.
‘−Hatîce!’ dedim.
‘−Sence bu mümkün mü?’ dedi.
‘−Orasını bana bırak’ dedim.
‘−O hâlde ben de senin dediğini yaparım’ dedi.
Hemen gidip durumu Hatîce’ye bildirdim.”[1]
Hz. Hatîce, Nefîse Hâtun’un müjdesi üzerine Efendimiz’e izdivac teklifinde bulundu. Âlemlerin Efendisi bu durumu amcası Ebû Tâlib’e haber verdi. Ebû Tâlib, Hz. Hatîce’yi babası Huveylid b. Esed’den istedi. O da kızını Efendimiz (s.a.v) ile evlendirdi.[2]
Rasûlullah (s.a.v) Hz. Hatîce’ye mehir olarak 20 genç deve[3] ve 12 buçuk ukıyye verdi.[4]
Evlendiklerinde Rasûlullah (s.a.v) 25 yaşlarında Hz. Hatîce ise İbn İshâk’ın zayıf bir rivayetine göre 28,[5] Vâkıdî’nin rivayetine göre 40 yaşında idi.[6] Hz. Hatîce vâlidemiz, malı ve canı ile Peygamber Efendimiz’e yeni bir güç kaynağı oldu.[7]
Rasûlullah (s.a.v) hicret edinceye kadar Hz. Hatîce’nin evinde oturdular. Hicret ettiklerinde o eve Akîl b. Ebî Tâlib el koydu.[8]
Allah Rasûlü (s.a.v):
“(Zamanının) en hayırlı kadını Meryem bint-i İmrân’dır. (Bu zamanın) en hayırlı kadını ise Hatîce bint-i Huveylid’dir” buyurmuşlardır.[9]
Şerefli bir âileye mensup olan Hz. Hatîce validemize, yüksek ahlâkı sebebiyle İslâm’dan önce Afîfe ve Tâhire denirdi. İslâm’dan sonra da Hatîcetü’l-Kübrâ denilmiştir.[10]
Dipnotlar:
[1] İbn Saʻd, et-Tabakātü’l-kübrâ, 1/131.
[2] Ebû’l-Faḍl Aḥmed b. ʿAlî el-İbn Hacer el-ʿAsḳalânî, Fethu’l-Bârî şerḥu Ṣaḥîḥi’l-Buḫârî, thk. Muḥammed Fuʾâd ʿAbdulbâḳî (Beyrut: Dâru’l-Maʿrife, 1959), 7/134.
[3] İbn Hişâm, es-Sîretü’n-nebeviyye, thk. Mustafa es-Sekkā (Kahire: Mektebetü Mustafa el-Bâbî, 1375), 1/190.
[4] İzzüddîn Ebu’l-Hasan Ali b. Muhammed İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-gābe fî maʻrifeti’s-sahâbe, thk. Ali Muhammed Muavvad - Âdil Ahmed Abdülmevcûd (Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-ʿİlmiyye, 1415), 1/124.
[5] Hâkim, el-Müstedrek, 3/200.
[6] İbn Saʻd, et-Tabakātü’l-kübrâ, 8/17.
[7] İbn Saʻd, et-Tabakātü’l-kübrâ, 8/14-15.
[8] Ebû Abdullah Muhammed b. İshak Fâkihî, Ahbâru Mekke fî kadîmi’d-dehri ve hadîsih, thk. Abdülmelik b. Abdullah b. Dehîş (Mekketü’l-Mükerreme: Mektebetü’l-Esedî, 1424), 4/7.
[9] Buhârî, “Menâkıbu’l-Ensâr”, 20; Müslim, “Fedâilu’s-Sahâbe”, 69.
[10] İbn Saʻd, et-Tabakātü’l-kübrâ, 8/14-15.
Kaynak: Doç. Dr. Murat Kaya, Müminlerin Annelerinden 111 Hatıra,