Namazda Temizlik ve Taharetin Önemi

Abdest

Tahâretin İslâm’daki yeri, necasetten sakınmanın önemi ve temizliğin namaz ibadetiyle birlikte insanın maddî ve mânevî hayatına etkileri.

Dînen necis olan; kan, irin, idrar, kusmuk, alkol ve benzeri kirlerin namaz kılan kişinin vücudunda, elbisesinde ve namaz kıldığı yerde bulunmaması îcâb eder.

Bu vesileyle, İslâm bir su medeniyeti tesis etmiştir. İslâm medeniyetinin ulaştığı her yerde; hamamlar, çeşmeler ve sarnıçlar inşâ edilmiştir.

Yine bu vesileyle, dünyanın birçok yerinde nüfusu kırıp geçiren vebâ salgınları yaşanırken; müslüman beldeler, temizlik alışkanlığı sayesinde bunları hafif atlatmışlardır.

NECÂSETTEN KORUNMANIN MÂNEVÎ TESİRLERİ

Necis şeyler, insanın mânevî / psikolojik hâline de zarar verebilir. Mânevî rahatsızlıkların, rûhî sıkıntıların bir kısmı bu gibi necâsetlerden sakınmamaktan hâsıl olabilir. Namaz ibâdeti bu vesileyle, müslümanın hem bedenî hem de rûhî sıhhatini korur.

İbn-i Abbas radıyallahu anh şöyle anlatır:

“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz; Medîne-i Münevvere’nin bahçelerinden birinden çıktığı esnada, kabirlerinde azap gören iki kişinin sesini işitti. Bunun üzerine; «Bu ikisi, kendilerince büyük olmayan birer günah sebebiyle azap görüyorlar. Aslında günahları gerçekten büyük idi.

  • Biri idrarından sakınmaz,
  • Diğeri de söz taşır, dedikodu yapardı.» buyurdular.

Sonra yaş bir hurma dalı istediler. Onu iki parçaya ayırıp, birini bir kabrin, diğerini de öbür kabrin başına diktiler ve; «Kurumadıkları müddetçe azaplarının hafifletilmesi umulur.» buyurdular.” (Buhârî, Edeb, 49, Vudû, 55-56, Cenâiz, 82)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık