Mürşid'in Özellikleri

HAYATIMIZ

5Mürşid, Arapça “irşad” kelimesinin ismi failidir. Va’z eden, öğüt veren anlamlarına gelmektedir. Sapıklık karşısında doğru yolu gösteren kişiye de mürşid denir. Rüşd, insanlara maslahatlarını göstermektedir. Doğru yola da rüşd adı verilir. [1]

Tasavvuf kitaplarında müridin ve mürşidin evsafı hakkında bilgiler verilmiştir. Biz burada Esad Efendi’nin mürşidle ilgili görüşlerini ele almaya çalışacağız.

MÜRŞİDİN VASIFLARI

Es’ad Efendi’ye göre irşada salahiyetli mürşidin vasıfları şunlardır:

  • Mürşid; istikâmet, nasihat, şefkat, merhamet gibi güzel ahlâka sahip ve kötü ahlâktan da uzak olmalıdır,
  • Şeriatın gerektirdiği şekilde istikâmet üzere olmalıdır,
  • İnsanları Şeriata tabi olmaya ve Allah’ı huzur ile zikre yöneltmelidir,
  • Mümkün mertebe (kim olursa olsun) bütün insanlara nasihat etmelidir,
  • İnsanlara takva ve istikâmet yolunu öğretmeli, şer’an yapılması caiz görülmeyen şeylerden de uzak tutmalıdır,
  • Bütün mahlukata merhamet ve şefkat nazarıyla bakmalıdır,
  • Küçüklere merhamet, büyüklere saygı göstermelidir,
  • Müridlere gerekli olduğu kadar fıkıh ve tevhid akidelerini iyi bilmelidir,
  • Mü’minlerin ayıplarını örtmelidir,
  • Mürşid; ehli keşiften ise kalplerin kemâlâtını ve âdâbını, nefsani hastalıkları ve nefsin afetlerini bilmelidir. Şayet ehli keşif değilse müride arız olan hallerden ve görünüşlerden bunu bilmelidir.
  • Gönül zenginliğine sahip, ancak Allah rızasına muhalif işlere kızan, güzel ahlâka sahip bir zat-ı kâmil olmalıdır.

MÜRŞİDİN KERAMET GÖSTERMESİ ŞART MI?

Bütün ma’siyetleri terk etme; farzlara, vaciplere ve kolayına geldiği kadar sünnetlere uyma, mümkün olduğu kadar zikrullaha ve salavat-ı şerifeye devam gibi vasıflardan başka şeyler mürşidlik için şart değildir. [2] Esad Efendi’ye göre mürşid-i kâmilin keramet göstermesi de şart değildir.

Buna göre Es’ad Efendi’de bir şeyhin kamil olup olmadığının alâmeti; mürşidin söz ve davranışlarıyla şeriat ve sünnet çizgisinden ayrılmaması, sohbetlerine devam eden sâlikte Allah’ın zikir ve sevgisinin husule gelmesini sağlayabilmesidir. [3]

Dipnotlar: 5) Cürcâni, Tarifat, s. 73; Uludağ, Süleyman, İslâm’da Mürşid ve İrşad Faaliyetleri, (İrfan yay.,), İstanbul 1975, s.12. 6) Erbilî, Es’ad, Risale-i Esadiyye, İstanbul 1986, s.16-17. 7) Erbili, Mektubat, haz. Hasan Kamil Yılmaz, İrfan Gündüz, Erkam Yay. İstanbul 1983, s.71.

Kaynak: Vahit Göktaş, Altınoluk Dergisi, Sayı: Nisan - 2015