Mümin Suresi 32. Ayet Ne Anlatıyor?
Mümin Suresi 32. ayetin Arapça metni, meali ve tefsiri ile peygamberlerin uyarısı, kıyamet günü pişmanlık ve azap karşısında insanın durumu anlatılıyor.
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur:
AHİRETTE FERYAT EDECEK OLANLAR!
Mümin Suresi 32. Ayet Arapça:
وَيَا قَوْمِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ التَّنَادِۙ
Mümin Suresi 32. Ayet Meali:
“Ey kavmim! Gerçekten sizin için o bağrışıp çağrışma gününden, korkuyorum.” (Mümin, 40/32)
Bilgi:
Peygamberlerin davetine uymayıp, dünyada arzu ve hevesleri doğrultusunda yaşayanları zor günler beklemektedir. Onlar, yaptıklarının karşılığını gördükleri zaman pişman olacaklar ve feryat ederek kendilerine bir fırsat daha verilmesini isteyeceklerdir. Ancak imtihan için ayrılan süre sona ermiş, yapılanların karşılığını görme vakti gelmiştir. O gün Allah’ın izin verdikleri dışında kimsenin sözü geçmez, kimseye şefaat edilmez. Azaba karşılık olarak verilecek bir fidye de yoktur.
Mesaj:
- Dünya hayatı, doğruyu bulmak isteyenler için yeterli bir süredir.
- Ahiretteki korkudan emin olmak ve orada nimetler içinde sefa sürmek, Rabbimizin rızasına uygun yaşamaya bağlıdır.
Kelime Dağarcığı:
Yevme’t-tenâd: İnsanların feryat ederek imdat isteyecekleri kıyamet günü.
Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler
TEFSİR
Mümin Suresi 32. Ayet Tefsiri:
- “Ey kavmim! Yine ben sizin hakkınızda o çağrışma, o feryâd u figân gününden korkuyorum.”
- “O gün arkanızı dönüp kaçmaya çalışırsınız, ama ne çâre! Çünkü sizi Allah’ın azabından kurtaracak kimse bulunmaz. Allah kimi saptırırsa, artık ona yol gösteren olmaz.”
Bahsedilen gün, dehşetli kıyamet günüdür; çağrışma, feryad ü figan günüdür. Orada dehşetli çağrışma sahneleri vuku bulacaktır. Mesela melekler insanları mahşer alanında toplanmaları için çağıracaklar. A‘râf takiler cennetliklere ve cehennemliklere seslenecekler. Aynı şekilde cennetlikler cehennemliklere, cehennemlikler de cennetliklere çağıracaklar. Yani bu günde çağrışma değişik biçimlerde gerçekleşir. Dolayısıyla bu ifadeler, mahşeri kalabalığı ve birbirinden davacı olma gününü tasvir etmektedir. O gün insan hesaptan ve cehennemden arkasını dönüp kaçmaya çalışacak, fakat onu Allah’a karşı kimse koruyamayacak. Durum o ki, belâlı kıyamet gününde dehşete kapılma ve kaçmaya çalışma teşebbüsleri, yeryüzünde büyüklük taslayan, zorbalık eden makam ve iktidar sahiplerinin ilk göze çarpan manzarası olacaktır.
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com