Kur’an’da Bebeğin Doğumu ve Anne Sütünün İlahi Hikmeti Nedir?
Kur’an’da bebeğin yaratılışı, doğum süreci ve anne sütünün bebeğin gelişimi ile korunmasındaki ilâhî hikmet anlatılıyor.
Yüce Allah, Nahl sûresinde şöyle buyurur:
“Siz, hiçbir şey bilmezken Allah, sizi, analarınızın karnından çıkardı, şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.” (Nahl, 16/78) Kur’ân’ın on beş asır önce bildirdikleri, bugünün tıp ilmiyle tamamen uyum halindedir.
GEBELİK VE DOĞUM SÜRECİNDEKİ İLÂHÎ HİKMET
Gebelik müddeti son anlarına yaklaştığı zaman kadının guddeleri (bezeleri) birtakım salgılarda bulunur ki bu salgıların pek çok husûsiyetleri vardır. Bir kısmı ana rahminin büzülüp kasılmasını sağlar. Bir kısmı cenînin bulunduğu yerden sıyrılmasını sağlar. Bir kısmı da çocuğun normal şekli üzerine doğmasına yardımcı olur.
Meme de bir gudde olduğuna göre, o da gebeliğin son anları ile doğumun başlangıcında bir takım beyaz, sarımsı akıntılar salgılar ki ilâhî tecellînin eseri olarak bu salgılar çocuğu çeşitli hastalıkların mikroplarından koruyacak kimyevî maddeler ihtiva etmektedir.
İnsan bünyesinde, değişen durumlara göre uyumu sağlayabilme kabiliyeti vardır. Bir kadın gebeliğinin son anlarına geldiği vakit çeşitli organlar tarafından mihbil(rahim)in ağzına doğru salgılar akıtılmaya başlar. Böylece mihbilin ağzındaki dokular yumuşar ve bu akıntılar sayesinde esnek bir hal alır. Çocuğun doğması ve rahimden çıkması kolaylaşır Halbuki doğumun yaklaştığı zamanların dışında böyle salgılara rastlanmaz. Bu da İlâhî Kudretin bir eseridir.1
ANNE SÜTÜNÜN BEBEĞİN GELİŞİMİNDEKİ İLÂHÎ HİKMETİ
Doğumdan sonra annenin memelerinden süt gelmeye başlar. İlâhî hikmet eseri, annenin memelerinden gelen süt miktarı günden güne artmaya başlar. Bir yıl sonra bu miktar günde iki buçuk litreye ulaşır. Halbuki ilk günlerde bu miktar bir kaç yüz gramı geçmez. Sütün sadece miktarında artış olmakla kalmaz, aynı zamanda çocuğun gelişme ve büyümesine paralel olarak sütün ihtiva ettiği kimyevî maddelerin birleşim oranı da değişir. Başlangıçta süt içerisinde az miktarda şeker ve besin maddeleri bulunurken yavaş yavaş sütteki şekerli ve yağlı besin maddelerinin oranı da artar. Sütteki bu değişim çocuğun devamlı olarak gelişmesine, organlarının oluşmasına, dokularının kuvvetlenmesine uygun şekilde olur.2
İnsanın organları düzgün olarak doğması, Allah’ın bir lütfu ve ihsânıdır ve dolayısıyla şükrü gerektirir. Her doğan, organları yerli yerinde ve sağlam olarak doğmuyor. Sakat olarak doğmak da söz konusudur. Bütün bunlar, Rahmân’ın takdiridir. İnsanın elinde hiç bir şey yoktur.
ANNE İLE BEBEK ARASINDAKİ İLÂHÎ HABERLEŞME VE ANNE SÜTÜNÜN MUCİZESİ
Bu mükemmel sistem içerisinde meydana gelen bebek hayata başladığı zaman ilk büyük mûcize, anne ile arasındaki haberleşmedir. Anne bebeği için hazırladığı sütte kendi geçirmediği hastalığın antikorunu bulundurmaktadır. Annesi kızamık geçirmemiş bir bebek, annesinden süt aldığı müddetçe kızamık olmamaktadır.
Daha da ilginç olanı anne sütünün bileşimidir. Anne sütünün bileşimi, bebeğin kendisine gereken proteinleri o derecede ustalıkla seçmektedir ki bir anne, vücut itibariyle zayıf olsun veya kuvvetli olsun, bebeğinin istediği bütün proteinleri aynen vermek zorundadır. Çünkü meme salgı bezine yerleştirilen kompüter sistemi, bebeğin ihtiyacı olan bütün maddeleri çok iyi bilen bir kimya fabrikası hüviyetindedir. İlâhî Kompüter Sistemi anne vücuduna öyle bir tabldot vermiştir ki bu tabldotta proteinden yağına, metalinden vitaminine kadar bebeğe gerekli olan her şey vardır.
Anne ile bebek arasındaki haberleşme, büyük araştırmalarla ortaya çıkmış garip bir telepatik olaydır. Ne zaman çocuğun midesinde süt biter ve asit artarsa, anne sütü refleks olarak salınır. Bu, telepatik bir biyoloji mûcizesidir. Genel olarak sistem bu olmakla beraber, anne veya çocukta bir hastalık veya başka bir ârıza olursa, durum değişebilir. Bebekler acıktıkları zaman ağlarlar, anne de bunu çok iyi hisseder. Bebek anne karnında Yüce Yaratıcı’nın koruması altındadır.3
Dipnotlar:
- Abdürrezzâk Nevfel, a.g.e., s. 113-114.
- Abdürrezzâk Nevfel, a.g.e., s. 107.
- Halûk Nurbaki, İnsan ve Hayat, s. 28-39.
Kaynak: Prof. Dr. Mehmet Bulut, Delilleriyle İslam Akaidi, Erkam Yayınları