Kur'an-ı Kerim'e Hürmeten Şiiri Bırakan Şair
Muallakât şairi Lebîd'in, Kur'ân'ın eşsiz belâğatı karşısında şiiri bırakıp îmânın nûruna teslim oluşunun hayranlık uyandıran hikâyesi.
Kur’ân-ı Kerîm nâzil olmadan evvel Mekke halkı, fesâhat ve belâğatta önde gelen yedi şiiri seçerek Muallakât-ı Seb’a ismiyle Kâbe duvarına asmayı âdet hâline getirmişlerdi. Bu şiirlerden birisi de Lebîd bin Rebîa’ya âitti. Lebîd’in eseri yıllarca Kâbe duvarında asılı kalmıştı.
CÂHİLİYE ŞİİRİNİN ZİRVESİNDE BİR SAHÂBÎ: LEBÎD VE SON BEYTİ
Lebîd, îman nîmetiyle şereflendiğinde, Allâh’ın kelâmına olan tâzîm ve hürmeti sebebiyle, bir daha şiir söylemedi. Son şiiri de müslüman olduğunda söylediği şu beyit oldu:
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ اِذْ لَمْ يَأْتِنى۪ أَجَلى۪ حَتى لَبِسْتُ مِنَ الْاِسْلَامِ سِرْبَالَا
“Allâh’a hamd olsun ki ecelim gelip çatmadan, İslâm’ın o nurlu elbisesini ben de giydim.” (İbn-i Abdilber, el-İstîâb, III, 1335)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları