Kadere İmanın Faydaları

Ahirete İman

Kadere iman, her şeyin Allah tarafından tanzim ve tertip edildiğine îtikad etme mânâsına geldiğinden, her şeyden evvel insanın zihnine bir nizam fikrini yerleştirir.

KADER NEDİR?

Kadere iman, insana kâinatta her şeyin yüce bir hikmete göre cereyan ettiğini gösterir. Neticede mü’min, kendisine bir zarar dokunduğunda hemen feryad etmez. Başarı ve iyiliğe kavuştuğu zaman da her şeyi unutarak aşırı sevinip şımarmaz.[1] Böylece mü’min, hâdiseler karşısında itidal ve kemâl üzere hareket etme kâbiliyeti kazanır. İki dünyada da huzur ve muvaffakiyetin zirvesine ulaşır.

Fransız seyyah A. L. Castellan, Osmanlı insanını şu sözleriyle tasvîr eder:

“Kazâ ve kader akîdesi, Osmanlı’nın zihninde kökleşmiştir. Bu akîde, onlarda şecaat yerine geçer; sebat ve metânetlerini artırır. Ölümü bile tevekkülle göze almalarına vesîle olur. İşte bundan dolayı, gözle görülecek kadar muhakkak olan tehlikeler bile onları yıldırmaz. Nice ateşlerin içine ve düşman süngülerinin üstüne atılıp bütün vücutları delik deşik olduktan sonra bile, eğer henüz ecelleri geldiğine kânî değillerse hayatlarından ümit kesmezler.”

KADERE İMAN İNSANA NE KAZANDIRIR?

Kadere iman, her şeyin Allah tarafından tanzim ve tertip edildiğine îtikad etme mânâsına geldiğinden, her şeyden evvel insanın zihnine bir nizam fikrini yerleştirir. Hâdiseleri sebepleriyle izah etme alışkanlığını kazandırarak tesadüfîliği ve keyfîliği ortadan kaldırır. Hâdiseler arasında bir münasebet görme şuurunu hâkim kılar. Ölçü ve nisbet konusu üzerinde dikkatle durmayı temin eder. Zira kader, her şeyin bir ölçüye, nisbete ve sebebe bağlanması mânâsına gelir. Kadere iman, insana metanet, cesaret, istikrar, sabır, azim gibi güzel hasletler kazandırır. Kadere inanan kişi, hiçbir şeyden yılmaz, gevşeklik, acziyet, zaaf ve tembellik ona yol bulamaz. Tehlike ve musibet zamanlarında hep kadere imandan bahsedilmesi, kaderin bu husûsiyetleri sebebiyledir. Kadere iman, insanlara müsamaha gösterebilmeyi öğretir. Kader inancı insanı kanaatkâr, hak ve hukûka riâyetkâr bir şahsiyet hâline getirir. İhtiras, tamahkârlık, hased gibi son derece zararlı hastalıklardan kurtarır. Kadere itikâdı olan kişi Allah’tan râzı olur, O’nun rızâsını kazanır, tevekkül ve teslîmiyet gibi güzel hasletler kazanır. Kendine güveni gelir, vehim ve vesveselerden kurtulur, lüzumsuz kaygılardan, boş kuruntulardan ve fuzûlî endişelerden âzâd olur. Hâsılı İslâm dinindeki kader inancı insanı tembel, âtıl, zelil, miskin ve çekingen değil, faal, cevval, hamleci, müteşebbis ve atik hâle getirir.[2]

[1] Hadid, 22-23.

[2] Prof. Dr. Süleyman Uludağ, İslâm’da Emir ve Yasakların Hikmeti, s. 70-71. Akâid mevzûlarında tafsîlât için bkz. http://islamimanibadet.darulerkam.altinoluk.com/, http://www.islamicpublishing.net/

Kaynak: Dr. Murat Kaya, Ebedi Yol Haritası İslam, Erkam Yayınları