İstikamet Üzere Bir Ömür: İnfak, İtaat ve İttiba

VİDEOLAR

Ecel senedinin vadesi dolmadan Hak ile dostluk iklimine girmenin anahtarı: Abdullah Sert Hocaefendi'nin anlatımıyla; infak, Kur’an ve sünnet istikametinde bir hayat ve tam itaat üzerine bir tefekkür.

Ecel kapıyı çalmadan evvel gerçek muvaffakiyete ulaşmanın yolu nedir? Abdullah Sert Hocaefendi, Hak ile dostluk iklimine girmenin üç temel şartını açıklıyor: Adabına uygun cömertçe bir infak, Kur’an ve sünnet çizgisinde bir istikamet ve Allah ile Resulü’ne tam bir itaat. Hayatın her alanında müstakim olmanın ve Azrail’e 'hoş geldin' diyebilecek bir kulluk kalitesine erişmenin yolları...

ECEL SENEDİNİN VADESİ DOLMADAN HAYATI TECDİD ETMEK

Ecel senedinin meçhul vadesi dolmadan evvel, burada çok güzel bir hayat tecdidi sunmuş muhterem üstat:

  • Elimizdeki imkânları adabına riayet ederek cömertçe infak etmek,
  • Kur’an ve sünnet istikameti üzere bir kulluk hayatı yaşamak,
  • Allah ve Resulü’ne canı gönülden itaat edip halimizi ıslaha çalışmak.

Elimizdeki imkânları adabına riayet ederek cömertçe infak etmek, Kur’an ve sünnet istikameti üzere bir kulluk hayatı yaşamak, Allah ve Resulü’ne canı gönülden itaat edip halimizi ıslaha çalışmak ve böylece de 'Hak ile dostluk iklimine' girmeye gayret etmeliyiz. Hak ile dostluk iklimine insan böyle girecektir; infakla girecektir, ittiba-i nebi ile girecektir ve Allah Resulü’ne canı gönülden bağlanmakla girecektir.

Tasavvufi terbiye dediğimiz, seyr-i süluk dediğimiz de işte bunları kazanmanın bir mektebidir. Yani bu manevi mektepte elde edeceğimiz güzellikler bunlardır. Peki, Cenabı Hakk’ın ayrıca ikramları olur mu? Elbette ki ayrıca ikramları da olabilir Rabbimizin; rüyalarınızda olur, başka türlü kalbinizde huzur halleri gelir... Gelir, gelir ama esas bizden beklenen şu güzelliklerdir: İnfak, fedakârlık, Kur’an ve sünnet istikametinde güzel yaşamak.

Hayatın Her Alanında "Dosdoğru" Olma Sanatı

Hayatın bütün alanlarında; ama hayatın bütün alanlarında... Çarşıda müstakim olmak, aile hayatında müstakim olmak, sokakta müstakim olmak; siyasette, ticarette ne varsa her yerde istikametten kopmadan yaşamaya gayret etmek. İstikamet nedir? Allah’ın emrettiği şekilde olmaktır. 'Festakim kemâ ümirte' (Emrolunduğun gibi dosdoğru ol); ne emrediliyorsa onu yapmak, nasıl emrediliyorsa o şekilde yapmak ve ne zaman emrediliyorsa o zaman yerine getirmek...

Allah'ın Ölçüsü ve Necip Fazıl'ın Hülasası

Evet; 'Allah bizden ne ister? Ne istersen ya Rabbi onu yapacağım. Nasıl yapacağım ya Rabbi? Sen nasıl istiyorsan öyle yapacağım. Ne zaman yapacağım ya Rabbi? Sen ne zaman istersen...' Allah namazı emrediyor; benim istediğim zaman değil, O'nun istediği zaman kılacağız. Zekâtı emrediyor; ben canım istediği zaman değil, O'nun istediği zaman vereceğim. Nasıl vereceğim? Bana bildirilen ölçüde vereceğim. 'E veriyorum üç kuruş beş kuruş...' Zekât öyle değil; hesabı var, kitabı var. Resulullah Efendimizin bildirdiği, müçtehit imamların tespit ettiği şekilde; ne zaman verilecekse o zamanda vermek durumundayız.

Onun için Necip Fazıl rahmetli, bu fani cihandaki asıl muvaffakiyeti ne güzel hülasa eder:

O gün ki perdeler kalkar, perdeler iner;

Azrail’e 'Hoş geldin!' diyebilmekte hüner...

Evet; o gün ki perdeler kalkar, perdeler iner; Azrail’e 'Hoş geldin!' diyebilmekte hüner.