İslam Köleliği Nasıl Sınırladı ve Azalttı?

VİDEOLAR

Abdullah Sert Hocaefendi, İslam hukukunun köleliği nasıl sınırladığını ve özgürlüğe giden yolları nasıl açtığını anlatıyor.

İSLAM’DA KÖLELİK: KÖLELİĞİ AZALTAN VE İNSANÎ DÜZENİ KURAN HUKUK

Avrupalıların ne yazık ki müzelerde sergilenen eserler üzerinden “İslam köleliği niye kaldırmadı?” sorusunu gündeme getirdiklerini görüyoruz. Bu soruya dair şunu söylemek gerekir: İslam köleliği statüye bağlamıştı; bu ayrı bir konudur. Ancak, tarih boyunca Avrupalıların insanlığa yaptıkları zulümler, onların müzelerinde hâlâ gözler önündedir; dolayısıyla söyleyecekleri bir şey yoktur.

Kölelik konusu gündeme geldiğinde, o dönemde bütün dünyada var olan bir gerçek olarak değerlendirilmelidir. Merhum bir hocamız bu konuda çok güzel bir sunum yapmıştı: İslam gelmeden önce kölelik, sürekli dolup taşan bir havuz gibiydi ve çıkış yolları yoktu; havuza düşen insanlar sürekli kalıyordu. İslam geldiğinde ise bu havuzun giriş kanalları daraltıldı, çıkış kanalları çoğaltıldı. Böylece kölelik fiilen azalmaya başladı.

Yeminli olarak köle azat etme yolları çoğaltıldı; İslam hukuku köleliği teşvik etmedi, aksine boşaltmayı sağladı. Merhum Ahmet Cevdet Paşa'nın tabiriyle: “İslam hukukunda köle almak, köle olmaktan daha zordur.” Bu ne demek? Kendin nafile oruç tutabilirsin, ama kölene “oruç tut” diyemezsin. Sen senede bir elbiseyle idare edebiliyorsan, kölene onu zorla giydiremezsin. Köle, insandır.

Savaş durumlarında ise esirler köle muamelesi görebiliyordu, ancak sahabeler onlarla birlikte develerine nöbetleşerek bakıyordu. “Sen kölesin, ben seni harpte esir aldım” demediler; hukukî farklılıkları kabul ettiler, ama insani değerleri korudular. Bugünkü hukuk anlayışına göre de kölelerin hukuku farklıydı, ancak İslam’ın yaklaşımı daima adil ve merhametliydi.