İslâm Âlemi Kan Ağlıyor: Müslümanın Sorumluluğu Ne Olmalı?

HAYATIMIZ

Ülkemize sığınan Suriyeliler, Arakan’daki terk edilmiş yüz binler ve Afrika’nın çaresiz bölgeleri… İslâm dünyasının kanayan yaraları karşısında bir Müslümanın hisleri ve üzerine düşen sorumluluklar neler olmalı?

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Arakan’dan Afrika’ya İslâm dünyasının yaşadığı acılar karşısında Müslümanın sorumluluk ve vazifelerini anlatıyor.

İSLAM DÜNYASI ACI ÇEKİYOR: MÜSLÜMANIN VİCDANI NE DER?

–Fahr-i Kâinât Efendimiz buyuruyor:

“Mü’minlerin dertleriyle dertlenmeyen kimse, mü’minlerden değildir.” (Hâkim, Müstedrek, IV, 352; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, I, 87)

Mü’min, hâdisâtın akışından kendisini mes’ul addeder. Dertlenir, kardeşinin sıkıntısını telâfi edecek bir çare arar... Zira merhamet, gönüllerdeki îmânın bir meyvesidir. Mü’min, mü’mine zimmetlidir.

Burada bizlere iki vazife var:

  • Maddî yardım
  • Mânevî yardım

Kardeşlerimizin hem maddî ihtiyaçlarına hem de mânevî ihtiyaçlarına koşabilmeliyiz.

Efendimiz hadîs-i şerifte; «Fakirlik neredeyse, küfre denk oluyordu.» (Beyhakî, Şuab, IX, 13) buyurmuştur. Ne yapar fakirlik ve çaresizlik? Allah muhafaza isyana götürebilir. Yanlışlara düşürebilir. Bu sebeple kardeşlerimize sahip çıkmamız zarûrîdir.

Diğer taraftan sadece maddî yardım yapmakla yetinmek de doğru olmaz. Onlara mânevî yardımda da bulunmalıyız. Emr-i bi’l-mârûfu yerine getirmeliyiz. Muhâcir kardeşlerimizin evlâtlarını Kur’ân ehli olarak yetiştirebilmelerine yardımcı olmalıyız.

Maalesef; Batı çok iki yüzlü!.. Petrol için, para için, güç gösterisi için binlerce kilometre öteden gelip İslâm beldelerini kana bulayan ve kardeşlerimizin hayatlarını karartan kendileri olduğu hâlde, utanmadan gelip yardım adı altında onların îmanlarına da musallat oluyorlar.

Suriye’den bir video gösterdiler. Misyoner bir doktor, Noel Baba kıyafetine girmiş. Batılı teröristlerin asker kıyafetine gireni, yavruların üstüne bombalar yağdırıp küçücük bedenleri bile öldürürken; Noel Baba kıyafetine gireni de elinde bir çan, onu çalarak çocuklara şeker dağıtarak ruhları çalıyor, îmanları öldürmeye çalışıyor. Yazık ki bunları anlayamayacak kadar küçük olan Müslüman evlâtlarımız da onun peşine düşmüş... Adam alıp götürüyor.

Ne acıdır ki; Avrupa’da kaybolan binlerce mültecî çocuk var. Âkıbetleri meçhul...

İşte bu manzaralar, bize mes’ûliyetimizin ve vazifelerimizin neler olduğunu acı acı haykırmakta.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Mülâkatlar, Yüzakı Yayıncılık