İnsan Üç Ayri Hârika Tecellîden İstifâde Eder

TEFEKKÜR

İnsan, birbirini tefsir ve şerh eden üç ayrı hârika tecellîden istifâde eder. Peki bu 3 harika tecelliler nelerdir?

Cenâb-ı Hak, buyurur:

“Celâlime yemin olsun ki Biz, hakikaten insanoğlunu mükerrem (şan ve şeref sahibi) kıldık. Onları; (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel güzel rızıklar verdik, yine onları, yarattıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık. (el-İsrâ, 70)

3 HARİKA TECELLİ

İnsanın, sâir mahlûkattan üstün tutulduğu hususlardan biri de, insana; akıl, kalp, mantık, iz‘an ve ruh gibi hâssaların verilmiş olmasıdır. Bu sayede insan, birbirini tefsir ve şerh eden üç ayrı hârika tecellîden istifâde eder:

  1. İnsanın kendi mâhiyeti, özü, cevheri...
  2. Bir Kâinat Kitabı olan cihan dershânesi...
  3. Kelâmullah, Kur’ân-ı Kerim âyetleri...

İnsanoğluna akıl, bu ilâhî sır ve hikmetleri temâşâ ve tefekkür edebilmesi için verilmiştir.

Bu sebeple, Kur’ân-ı Kerîm’in ilk emri;

«Yaratan Rabbinin adıyla oku!» (el-Alak, 1) fermânı olmuştur.

Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, bu ilâhî emre muhatap olduğunda; Hirâ Mağarası’nda tefekkür ve tezekkür için inzivâ hâlindeydi. Yani peygamberlik öncesinde, câhiliyye zulüm ve zulümâtı içinde bîzâr olan kalb-i Muhammedî, yanına az bir azık alarak uzlete çekiliyor, Kâbe’yi seyrederek uzun ve derin tefekkürlerle ferahlıyordu.

 “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (el-Alak, 1) emriyle ilk vazife, tefekkür olarak beyan buyurulmuş oldu. Çünkü tefekkür; îmâna, ibâdete, ahlâka, her şeye vesile...

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mekteb-i Âlem Kâinat İnsan ve Kur’ân, Erkam Yayınları