İbn Abbas (r.a.) Neden İtikaf İbadetini Bırakıp Yardıma Koştu?
İbn Abbas’ın (r.a.) itikâfı bırakıp bir kardeşinin ihtiyacına yardım etmesi üzerinden İslâm’da ibadet ve sosyal sorumluluk dengesi anlatılıyor.
Îtikâf, abdest ihtiyacı gibi zarûrî ihtiyaçlar dışında hiç çıkmadan belirli bir müddet mescidde ibâdete yoğunlaşmaktır. İbn-i Abbas radıyallahu anh bir gün Mescid-i Nebevî’de îtikâfta iken bir kimse yanına gelerek selâm verdi ve oturdu.
İBN ABBAS’IN (R.A.) İTİKÂFI BIRAKIP YARDIMA KOŞTUĞU İBRETLİK KISSA
İbn-i Abbas radıyallahu anh;
“Kardeşim, seni yorgun ve kederli görüyorum!” dedi.
“Evet ey Rasûlullâh’ın amca oğlu, kederliyim! Falanın benim üzerimde velâ hakkı var (mal mukabilinde beni âzâd etmişti), fakat şu kabrin sahibi (Allah Rasûlü) hakkı için söylüyorum ki ona olan borcumu ödeyemiyorum.” dedi. İbn-i Abbas radıyallahu anh;
“Senin hakkında onunla konuşayım mı?” diye sorunca, adamcağız; “Sen bilirsin!” cevabını verdi. İbn-i Abbas radıyallahu anh ayakkabılarını alarak mescidden çıktı.
Adam ona; “Îtikâfta olduğunu unuttun mu?” diye seslendi. İbn-i Abbas radıyallahu anh ise; “Hayır! Ben şu kabirde yatan ve aramızdan daha yeni ayrılmış olan zâttan (Peygamber Efendimiz’den) duydum ki: «Her kim, din kardeşinin bir işini takip eder ve o işi görürse bu, kendisi için on yıl îtikâfta kalmış olmaktan daha hayırlıdır. Bir kimse Allah rızâsı için bir gün îtikâfa girse Cenâb-ı Hak o kimse ile ateş arasında üç hendek yaratır ki her hendeğin arası doğu ile batı arası kadar uzaktır.» (İbn-i Abbas bunları söylerken gözlerinden yaşlar akıyordu.)” (Beyhakî, Şuab, III, 424-425)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık