Hiç Namaz Kılmadan Cennete Giden Çoban
Bir anlık imanla şehadete eriş ve emânete sadâkatle kazanılan muazzam bir imtihan... Hayber'de fetholunan topraktan önce, 'el-Emîn' olanın asîl ahlâkıydı.
Hayber’in Fethi esnâsında, yahûdî ileri gelenlerinden birinin koyunlarına çobanlık yaparak geçimini sağlayan Yesâr, bir sabah kale dışında koyun güderken, Peygamber Efendimiz’le karşılaşmıştı.
BİR VAKİT NAMAZ KILMADAN CENNETE GİDEN SAHABİ: ÇOBAN ESLEM
Bir müddet sohbet ettikten sonra Yesâr İslâm’ı kabûl etti. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- onun ismini “Eslem” yaptı. Daha sonra çoban, elindeki koyunları ne yapması gerektiğini Peygamber Efendimiz’e sordu. Allah Rasûlü de:
“–Onları geri çevir ve kovala! Hiç şüphen olmasın ki, hepsi de sâhiplerine döneceklerdir.” buyurdu. Eslem, bir avuç çakıl alarak koyunlara doğru attı ve:
“–Sâhibinize dönün! Vallâhi bundan sonra ebediyyen sizinle beraber olmayacağım.” dedi. Koyunlar topluca gittiler, sanki onları sevk eden birisi varmış gibi kaleye girdiler. Müslüman olur olmaz hemen cihâda iştirâk eden Eslem -radıyallâhu anh-, bir müddet sonra şehîd oldu.[1]
Savaş gibi erzak sıkıntısının had safhada olduğu bir zamanda bile Allah Rasûlü, ayağına kadar gelen düşmanlarına âit koyunları sâhiplerine geri göndermiştir. Çoban da anlaşmalı bulunduğu sâhibinin malına ihânet etmemiştir. Zîrâ “el-Emîn” olan Peygamber’e ve O’nun “mü’min” olan ümmetine yakışan da budur.
Dipnot:
[1]. İbn-i Hişâm, III, 397-398; İbn-i Hacer, el-İsâbe, I, 38-39.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları