Her Yeni Gelen Bir Öncekini Yalanlıyor
Filozofların ortaya attıkları ideoloji ve sistemlerin temelsiz olduğunun en temel göstergesi nedir? Peki ilâhî hakikatin tercümanı olan peygamberlerin düşüncelerinin ispatı nedir?
Filozofların ortaya attıkları sözde nazariyelerin ve sistemlerin temelsiz olduğunun en büyük şâhidi, yine kendileridir. Zira her filozof; kendisinden önceki bütün filozofları reddederek, çürüterek kendi fikrini oturtmaya çalışır. Ondan sonra gelen de onun fikrini tekzip ederek işe başlar.
Hâlbuki;
İlâhî hakikatin tercümanı olan peygamberlerin hepsi; birbirini tasdik ederek, bir insicam içinde tebliğde bulunmuşlardır. Hazret-i Âdem’den Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e kadar dînin akāid sahası hiç değişmemiştir. Fıkıh sahasında da; teferruatta ümmetlerin hâl ve ihtiyacına göre farklılıklar olsa da, prensip ve esaslarda bir ittifak vardır.
Filozofların tutarsızlıklarının bir delili de, içtimâî hayat ve tarihtir. Tarihte, bir filozofun peşine düşüp de saâdete ermiş hiçbir fert ve toplum görülmemiştir. Vahyin nûrundan mahrum filozoflar, kendilerini ifsâd ettikleri gibi, kendilerine uyan toplumları da felâkete sürüklemişlerdir.
Toplumlar, kütüphânelerin tozlu raflarında kalmış olan kara kaplı felsefe kitaplarının üzerine abanmış bilgiçlerin boş hayalleri ve hastalıklı fikirleriyle selâmete kavuşamaz.
İnsanlığı hakikî saâdet ve selâmete çıkaracak olan; ancak, peygamberlerin ve onların ardında Kur’ân ve Sünnet kültürüyle yoğrulup tasavvufî hikmetlerle kemâle ermiş olan Hak dostlarının rûhudur.
Yazık ki; bugün İlâhiyat Fakültelerinde İslâm Felsefesi adı altında, Yunan filozoflarının peşine takılan birkaç kişinin görüşleri okutuluyor.
Hâlbuki;
Gerçek hikmet; Kur’ân’da ve Sünnet’tedir. Asla ehl-i küfrün filozoflarının peşinde değil, bilâkis ehl-i İslâm ulemâmızın, İmam Gazâlî gibi iki kanatlı mübârek âlimlerimizin eserlerindedir.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Nisan, Sayı: 254