Hayat Veren Emirler: Allah'ın Yasakları Neden İnsanlığın Kurtuluşu İçindir?

VİDEOLAR

Yasaklar zinciri mi, yoksa kurtuluş reçetesi mi? Zinadan kumara, yalandan şirke kadar her yasağın ardında, Kur'an'ın vaat ettiği o "tertemiz hayat" ve toplumsal huzurun sırrı nasıl gizleniyor? Abdullah Sert Hocaefendi açıklıyor.

Ayet-i kerime der ki: “Ey müminler! Allah ve Resûlü sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman hemen ona icabet edin.” (Enfal Sûresi, 8/24)

Allah size hayat verecek şeylere çağırıyor. Yani koyduğu yasaklar varsa, onlar da aslında sizin hayatınız içindir. Allah zinayı yasakladıysa, içkiyi yasakladıysa, kumarı yasakladıysa, rüşveti yasakladıysa, yalanı, yalan şahitliği yasakladıysa, şirki yasakladıysa; bunların hepsi size güzel bir hayat yaşatmak içindir.

Bir de bunların olduğu bir toplumu düşündüğünüzde... İşte görüyorsunuz, her gün haberlerde okuduğunuz şeyleri; insanların hayatının ne kadar ucuzladığını... Allah’ın emirlerine uyulmayınca toplumun nasıl adeta bir cam kırıkları üzerinde sefaletle hayat yaşandığını da görüyoruz, değil mi?

Onun için İslam, insanın iç ve dış dünyasını ihya etmek (canlandırmak) için gelmiştir. Zaten ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “Kim—erkek olsun, kadın olsun—güzel, salih amellerde bulunursa, Allah’ın razı olduğu işleri yaparsa, biz ona tertemiz bir hayat yaşatırız.” (Nahl Sûresi, 16/97)

Hayatın temizliği kısacası İslam’ı yaşamakta gizlidir. Onun için Allah’ın peygamberine tebliğ ettiği, emrettiği şeyler aslında insan için hayat ve güzellik kaynağıdır. Ama eğer insan nefsin kuşatması altındaysa, şirkin içinde yüzüyorsa, günahın içinde yüzüyorsa, kendisi için hayat olan güzellik olan şeyleri fark etmiyor; inatlaşıyor, karşı geliyor, isyan ediyor. “Bana niye bunu söylüyorsun?” diyor. Yani adeta düştüğü o kuburdan (çukurdan) memnun insan...