Evleneceğimiz Kişide Neye Dikkat Etmeliyiz? İstihare Yaptırmak veya Cinler Sordurmak Caiz mi?
" Evleneceğimiz kişide neye dikkat etmeliyiz? İstihare yaptırmak veya cinler sordurmak caiz mi?" Sizlerden gelen soruları ve dinî meselelere dair merak edilenleri Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Evlilik insan hayatındaki en önemli süreçlerden biri. Gelişigüzel yapılan bir eylem değil. Yani insan hayatında bir kez evlenir. Evet, birden fazla evlenmek de söz konusu olabilir. Yani bunu söylerken kadın erkek evlendiklerinde kaydıhayat şartıyla evlenirler, onu demek istiyoruz. Binaenaleyh bu kolay alınabilecek bir karar değil ama kolay alınabilecek bir karar değil derken bunu çok zorlaştırmanın, çok dolambaçlı hâle getirmenin de bir alemi yok.
Evleneceğimiz Kişide Neye Dikkat Etmeliyiz?
Nitekim Aleyhissalatu vesselam Efendimiz bu konuda her konuda olduğu gibi bize rehberlik ediyor ve buyuruyor ki: Bir kadın –erkek için de durum böyledir, yani ister bir erkek bir kıza talip olsun, isterse bir kız erkeğe talip olsun– evlenilecek adayda aranacak şartlar. Efendimiz Aleyhissalatu vesselam diyor ki; burada belirleyici olan güzelliktir. Yani karşı tarafın güzel olması, cazibeli olması evlilik için bir tercih sebebidir. Ya mal mülk sahibi olması evlilik için bir tercih sebebidir. Yani şimdi gençler, özellikle de delikanlılar evlenecekleri kızın da çalışıyor olmasını istiyorlar. Dolayısıyla çalışan kadın sureti cazip bir suret geliyor. Niye? Çünkü ekonomik yükün tek başında altından kalkamayacağını düşünüyor delikanlılar. Dolayısıyla kadına malı için tamah ediliyor veya erkeğe mal varlığı için, zenginliği için tamah edilebiliyor veya soyu sopu, makamı mevkii; efendim padişahın kızı, padişahın oğlu, filanların kızı gibi veya da dindarlığından dolayı talep edilir diyor. Efendimiz Aleyhissalatu vesselam sosyolojik olarak bir eşte aranan kriterleri beyan ettikten sonra; "Sen dindar olanı tercih et" diyor (Buhârî, Nikâh, 15; Müslim, Radâ, 53). Elin toprak da görecek olsa sen dindar olanı tercih et diyor. Binaenaleyh kriterimiz dindar olan.
Evliliği Reddetme Hakkımız Olur mu?
Peki dindar bir kimse kızımıza talip olduğunda veya oğlumuza talip olduğunda bu evliliği reddetme hakkımız olur mu? Anne baba olarak kızımıza dindar bir kimse talip oldu. Talip olan bu delikanlı efendim filan milletten, Mısır'dan, Hindistan'dan, Makedonya'dan, Kosova'dan diyerek "Ben Türküm, Türk'ten başkasına kız vermem" türünden bir gerekçeyle evliliği reddetmek veya işte belki kardeşimizin sualinde de olan "Ben istihare yaptırdım, filanların istiharesinde iyi görülmedi" türünden bir gerekçe ile reddetmek veya cinlerle irtibatı olan biri var da sordum; onlar da dediler ki, "Cin Efendi Hazretleri bu delikanlının önceden bir evlilik yaptığını, evli olduğunu, dini nikahlı bir eşinin olduğunu söylüyor, bundan dolayı ben bu evliliğe razı değilim" demek doğru olur mu?
İstihare Yaptırmak mı Yapmak mı?
Burada tabii doğru ile eğriyi de birbirine karıştırmamak lazım. Şöyle ki istihare, Hazreti Peygamber Aleyhissalatu vesselam Efendimizin ashab-ı kirama ısrarla tavsiye ettiği bir sünnetidir (Buhârî, Teheccüd, 25). Çok önemli bir aşamadır Müslümanın hayatında. Müslüman ikilemde kaldığında, yani yapmakla yapmamak, evetle hayır arasında bir tercih noktasında zorlandığında istihareye sığınır. İstihare nedir? Allah'tan hayırlı olanı talep etmektir. İstihareyi herkesin kendisinin yapması lazım gelir. Ama şunu da inkar etmek doğru değildir. Yani ben Basri Hoca'yı tanıyorum, Basri Hoca beni tanıyor. Basri Hoca'ya benim için istihare yapmasını istesem bu olur mu? Belki kendim de istihare yapmak kaydıyla. Yani çünkü istihare kişinin az önce de ifade ettiğim şekliyle kendisinin yapması gereken bir eylem. İki rekat namaz kılıyorsunuz, peşinden duasını okuyorsunuz. "Ya Rabbi" diyorsunuz duada özetle, "Bu iş benim için hayırlıysa bunu bana nasip et, yok hayırlı değilse bunu bana uzak kıl, benden beni soğut" diyorsunuz. Bir de bakıyorsunuz ki düne kadar böyle kalbinizin kıpır kıpır ettiği bir meseleye karşı soğukluk duymaya başlamışsınız. İşte istiharenin neticesi bu. Siz istihare yaparsınız da bir türlü kalbiniz o neticeyi alamaz. Bir kere yaparsınız, iki kere yaparsınız, üç kere, beş kere, yedi kere; bir türlü o neticeyi alamazsınız. Bu noktada belki bir salih insanın size tavsiyesi kalbinizde bir kanaat oluşmasına vesile olabilir.
Önce İstişare Gelir
Fakat unutmamak gerekir ki istişareden daha önemli değildir istihare. Çünkü istişare Kur'an'ın doğrudan emridir: "İş konusunda onlarla istişare et" (Âl-i İmrân, 159). Müslümanlar kendi aralarında istişare ederler. Ben mesela gençlik yıllarımda hatırlıyorum; böyle medreseye giderken bir düşünce aklıma gelir, bana göre harikulade bir düşünce. İşte arkadaşlarla beraber kalıyoruz, o zaman bir dairede 5-6 tane arkadaş talebe beraber kalıyoruz. Ben de böyle önemli bir şey bulmuş gibi anlatıyorum. Bir de öyle tenkitler geliyor, öyle benim görmediğim cihetleri arkadaşlar ortaya koyuyorlar ki soğuyorum o düşüncemden. Kendi düşüncemden soğumaya başlıyorum. Onun için aslolan istişaredir. Yani kızınıza biri talip oldu, ne yapacaksınız? Bakacağınız iki tane şey var; biri bu çocuk dini diyaneti bütün bir çocuk mu? İkincisi benim kızımı geçindirebilecek imkana sahip mi? Aslında tek ama ikincisi de bugün maalesef hepimizin kendi durumumuzu bildiğimiz için önemli görüyorum ikinci seneyi. Yoksa diyor: "Eğer siz kuşların Allah'a tevekkül ettiği gibi tevekkül etseydiniz, Allah onları doyurduğu gibi sizi de doyururdu. Sabah aç giderler, akşam karınları tok olarak dönerler" (Tirmizî, Zühd, 33). Ama öyle bir tevekkül yok maalesef, en azından ben kendim açından bunu söylüyorum. Binaenaleyh işi cinlere vesairelere filan dökmek doğru bir şey değil. İstihareyi de bu şekilde eğer anlarsak doğru bir netice vermiş olur.
Evlenmek İsteyenlere Tavsiyeler
Bir diğer mesele de insanın gerçekleri görmesi meselesi. O da şu: Allah bize "Bekarları evlendirin" diyor (Nûr, 32). Hele de öncelikle kendi çocuklarımız burada bizim sorumluluğumuza düşüyor. Yani çocuğun bir nasip bulmuş. Eğer bu nasibe karşı durabilecek dini bir gerekçen yoksa eften püften gerekçelerle karşı durmanın da dinen bir karşılığı olmaz. Hatta Cenab-ı Allah Kur'an-ı Kerim'de "Müminler müminlerin kardeşleridir" diyor (Hucurât, 10). Onlar birbirlerine evlerini açarlar, birbirlerini barındırırlar, birbirlerine yardımcı olurlar diyor. Eğer siz birbirinize yardım etmezseniz, birbirinize evlerinizi açmazsanız yeryüzünde fitne çıkar ve büyük bir yozlaşma olur diyor (Enfâl, 73). Bu ayet-i kerimenin hadis-i şerifteki karşılığı tabiri caizse, Efendimiz Aleyhissalatu vesselam buyuruyor ki; kızınıza denk biri gelir, ona talip olur. Dini noktasında da damadın dindarlığı noktasında da itiraz edecek bir şeyi bulamazsanız ve buna rağmen kızınızı evlendirmezseniz diyor, aynı tehdit burada da söz konusu (Tirmizî, Nikâh, 3). Yeryüzünde fitne çıkar ve enine büyüyen bir yozlaşma başlar. Niye? E çünkü toplumun çekirdeğini aile oluşturuyor. Eğer bu aileyi dindarlık üzerine tesis etmezsen, o zaman toplum yavaş yavaş çürümeye doğru gider. İşte bugün karşılaştığımız mesele maalesef bu.
Şimdi çocuklarımıza da buradan bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Yani "İlla elektrik alacağım" diye... Belki de eskilerin mutlu olmasının sebebi şu; o zamanlar elektrik yok, mum ışığıyla idare ettikleri için ufacık bir ışık iş görüyordu. Şimdi koca bir jeneratör lazım, efendim nükleer santraller lazım gençler enerji alsın diye. İşi bu kadar abartmayın. Helal-i düzgün baktığında sana anormal gelmiyorsa ve namazını kılıyor, Allah'tan korkuyorsa bir insan, anasına babasına da saygılıysa –bunun da altını çiziyorum–... Yani şimdi bir kıza talip oluyorsunuz; anasına babasına isyankar, ondan hayır olmaz. Bir delikanlıyla evlenecek kızımız; anasına babasına karşı isyankar, ondan hayır olmaz. Ondan aile olmaz. Onun için bir an önce veliler çocuklarını evlendirmeye, evlatlarımız da evlilik yolunu bir an önce oluşturmaya baksınlar. Vesselam.