Esaret Değil 'beyaz Rahmet'

TEFEKKÜR

Ne zaman etkili bir kar yağışı olsa, kimi gazete, radyo ve televizyon haberleri bunu: “Beyaz esaret, beyaz çile, âfet, hayat felç oldu, kara kış, hayat durma noktasında, eyvah şimdi ne olacak!...” gibi panik psikolojisi üzerinden okuyor ve yazıyor. Oysa o kar tanelerinin gökten ağır ağır inişi, dahası her bir tanenin vazifeli bir melek tarafından indirilişi; ne derin bir tefekkür ve ibret âbidesidir aslında...

Kurak geçen mevsimler, hamd olsun, yerini yağışla başlayan bir kışa bıraktı. Kar yağışı geçtiğimiz aydan itibaren ülkemizde ve dünyada kış mevsimi yaşanan coğrafyalarda tesirli oldu, olmaya da devam ediyor.

Çiftçiler sevindi, barajların su seviyesi yükseldi, denizlerde balıklar kar bereketi yaşadı. Kışlık eşya temin eden esnafın yüzü güldü. Kış turizmi ile iştigal edenler, yaşanan yoğunluktan memnun oldular.

Fakat medya, uzun yıllardır kar yağışı ile tâbiri câizse “barışık değil”!.. Ne zaman etkili bir kar yağışı olsa, kimi gazete, radyo ve televizyon haberleri, bunu:

“-Beyaz esaret, beyaz çile, âfet, hayat felç oldu, kara kış, hayat durma noktasında, eyvah şimdi ne olacak!...” gibi panik psikolojisi üzerinden okuyor ve yazıyor.

Kapanan yollar, yollarda yaşanan trafik kazaları, mahsur kalan vatandaşların görüntüleri, kapanan köy yolları, dramatik hasta ve ambulans görüntüleri, iptal edilen ulaşım seferleri… Bütün bunlar fazlasıyla âşinâ olduğumuz “yurttan kar manzaraları” değil mi?

KAR YAĞIŞINA EN ÇOK ONLAR SEVİNİR

Oysa o kar tanelerinin gökten ağır ağır inişi, dahası her bir tanenin vazifeli bir melek tarafından indirilişi; ne derin bir tefekkür ve ibret âbidesidir aslında... Kar yağarken yeryüzüne yayılan sessizlik, sekînet hâli, tabiatın kuşandığı ılık nefes, Rabbimizin kudret tecellîleridir. Yetişkinler, kar yağışına üzüledursun; çocukları kar yağarken tutmak neredeyse imkânsızdır. Kar yağışına en çok onlar sevinir. Âdeta karla kucaklaşır, çocuklar... Zaten uzmanlara göre kar yağışı, ender görülen bir durum olduğu için, insan vücudunda adrenalin ve mutluluk hormonu salgılanmasına sebep olur. Tabiatın birdenbire beyaza bürünmesi, insana mutluluk verir.

Cenâb-ı Hak, her mevsime, insanın fıtratına uygun güzellikte çeşitlilik vermiştir. Bahar, rengârenk dokusuyla bize heyecan verir. Yazın mavi ve yeşilin tadına doyulmaz güzelliği bizi kuşatırken, sonbaharın sarı renkleri bizi yazın rehâvetinden çıkarıp işimize, okulumuza, hayatta kaldığımız yere hazırlar. Kışın rengi de insana rahatlık ve huzur veren beyazdır. Karın rengi, beyaz değil de meselâ siyah olsaydı hâlet-i rûhiyemiz nasıl olurdu, dersiniz? İnsanlar yataklarından uyanmak istemezler, işe gitmek işkence hâline gelir, eğitim-öğretim felç olur, insanların ruh sağlığı ciddî mânâda bozulurdu. Kar yağışını rahmet gözüyle değerlendirelim ki, Rabbimizin nîmeti daha da artsın. Kar yağışı sebebiyledir ki, yer altı suları, tatlı su kaynakları, barajlar dolar; ırmaklar, dağlar, ovalar kar tanelerini bir sünger gibi içine çekip baharda cömertçe bırakır yeryüzüne…

KARDAKİ GÜZELLİKLER

Kar sebebiyledir ki, kışın gelmesi ile başlayan hava kirliliği, yerini tertemiz, mikropsuz, dumansız, berrak, ılıman bir havaya bırakır. Karın içerisinde bulunan çeşitli mineraller, toprağı bir örtü gibi sararak yeniler, bahara hazırlar.

Ve her bir kar tanesi Rabbimizin “el-Musavvir” ism-i celîlinin bir tecellîsidir. Her bir kar kristali, birbirinden farklıdır. Dünyanın yaratılışından kıyamete kadar, kâinâtın her bir köşesinde yağan kar tanelerinde bu incelik mevcuttur. Kar, mükemmel bir ibret, tefekkür ve seyir manzarasıdır. Hayatın yoğun ve sıradan akışına yumuşak geçişlerle bir ara verir kar. Dağlara ayrı bir yakışır, dağların heybetine bir gülümseme katar âdeta… Uçsuz bucaksız ovalara cansuyudur; alabildiğine beyaza bürünür düpedüz ovalar. Ağaçların kuru dalları karla âdeta duâya kalkar, su içer, suya kanar. Çam ağaçlarının yeşiliyle beyaz kar mükemmel bir uyumu resmeder.

KAR ESARET DEĞİL RAHMETTİR

Velhâsıl kar, esâret ve âfet değil, baştan sona rahmettir, huzurdur, berekettir. Şükür vesîlesidir, zenginliktir. “Ayak bağı” hiç değildir. İnsan neyi, nasıl görmek isterse, öyle görür. Rabbimizin rahmeti dolsun taşsın, yıkasın kuşatsın yeryüzünü… Yeter ki şikâyet edenlerden olmayalım. Zaman olur, Rabbimiz bizi varlıkla da, darlıkla da imtihan eder. Bir bölgedeki yoğun kar yağışı, hayatın akışına tesir etmeye başlayınca mü’minler şu âyet-i kerîmeyi hatırlar:

“İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır…” (er-Rûm, 41)

Rabbimiz, hepimizi, güzel görüp güzel düşünenlerden eylesin. Rahmetini dünya ve ukbâda bizlerden esirgemesin. Bizleri rahmetini celbedecek hâl ve ahvâl üzere dâim kılsın. Âmin…

Not: Kar kristallerine ilişkin ibretlik deneyler internette arama motorlarında mevcuttur. Kar yağışının faydalarına http://www.trthaber.com/haber/saglik/karin-faydalari-111917.html linkinden ulaşılabilir.

Kaynak: Fatma Çatak, Şebnem Dergisi, 145. Sayı