Efendimizin İnfak ve Îsâr Talimi

PEYGAMBERİMİZ

Efendimizin (s.a.v.) infak ve isar örnekliği ve talimi.

İlâhî emir gereği ganimetlerin 5’te 1ʼi Efendimiz’e âitti. Ayrıca Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in mübârek hânesine hediyeler de gelirdi. Fakat Efendimiz eline geçeni ümmetinin muhtaçlarına dağıtmadan rahat edemezdi. O, âdeta açları doyurmanın hazzıyla doyardı.

Âişe -radıyallâhu anhâ- Vâlidemiz şöyle anlatıyor:

“Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in aile efrâdı; Medîne’ye geldiği günden vefât ettiği güne kadar, üç gün arka arkaya buğday ekmeğiyle karnını doyurmadı.” (Müslim, Zühd, 20)

Diğer bir rivâyette de şöyle buyuruyorlar:

“Dilesek doyabilirdik. (Yani bu açlık, yokluktan değildi.) Fakat Hazret-i Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem- (mü’min kardeşlerini kendine tercih ederek) îsarda bulunurdu.” (Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, III/62 [1396])

Câbir -radıyallâhu anh-, Hendek Harbi’nde Efendimiz’i açlıktan midesi içine çökmüş bir vaziyette gördü. Evde âilesine bir miktar yemek pişirtti. Sonra da Efendimiz’i hânesine dâvet etti.

Fakat Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz bu dâvete tek başına icâbet etmedi. Bütün ashâbını topladı, öyle gitti.

Evvelâ ashâbına ikram etti, onları güzelce doyurdu, sonra da gönül huzuruyla kendi açlığını giderdi.

Ashâb-ı kirâm da Allah Rasûlüʼnden öğrendiği infak ve îsar ahlâkıyla zirveleşti. Yermük Harbi’nde bir bakraç su, üç şehidin ortasında kaldı. Hepsi de sıcak kumlar üzerinde bir yudum suya hasret iken, o suyu önce kardeşine ikram etmenin hazzıyla şehâdet şerbetini içtiler.

Kaynak: Osman Nûri TOPBAŞ, Rasûlullah Efendimizʼden Eğitim Düsturları, Erkam Yayınları