Dünyayı Kucaklayan Davet

Nübüvveti

Peygamber Efendimiz’in gönderdiği tebliğ mektupları Medine’den bütün cihanı kucaklamaya doğru İslam’ın ilk adımları ol­muştur.

Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, gönderdiği elçilere dikkat etmeleri gereken hususlara dâir mühim tavsiyelerde bulunmuştur. Meselâ Allâh Resûlü, Himyer’de bulunan bâzı kimselere bir mektup yazmıştı. Mektubu Hazret-i Iyâş -radıyallâhu anh- ile gönderirken ona şu tavsiyelerde bulundu:

“Oraya vardığın zaman geceleyin girme, sabah olmasını bekle. Sonra en güzel şekilde abdestini al, iki rekât namaz kıl. Seni muvaffak kılması ve hüsn-i kabûl görmen için Allâh Teâlâ’ya duâ et. Daha sonra güzelce hazırlık yap, mektubumu sağ eline al ve onu sağ elinle onların sağ eline ver. Böyle yaparsan onlar seni kabûl edeceklerdir…”

Iyâş -radıyallâhu anh- şöyle der:

“Resûlullâh’ın -sallâllâhu aleyhi ve sellem- emrettiği gibi yaptım, İslâm’ı kabûl ettiler. Daha sonraki hâdiseler de Allâh Resûlü’nün bildirdiği gibi tahakkuk etti.” (İbn-i Sa’d, I, 282-283)

Bu dâvetler, Medîne’den bütün cihânı kucaklamaya doğru İslâm’ın ilk adımları ol­muştu. Bunun yanında Arap Yarımadası’nda canlanan İslâm, her geçen gün yayıl­maya devâm etti. Zîrâ büyük zaferlerin sağlam temelleri, bizzat Hazret-i Peygamber’in -sallâllâhu aleyhi ve sellem- mübârek elleriyle atılmaktaydı.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafa 2, Erkam Yayınları