Dünyanın En Güzel Dedesinin Sırtında En Güzel Torunlar

Ailesi

Peygamber Efendimiz (s.a.v) torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i (r.a) nasıl severdi? Namaz kılarken Efendimiz (s.a.v) sırtına çıkan torunlarına nasıl davranırdı?

Ebû Bekre (r.a) şöyle buyurur:

“Allah Rasûlü (s.a.v) insanlara namaz kıldırıyorlardı. Hasan bin Ali de, secdeye vardıklarında sıçrayıp Efendimiz’in sırtına çıkıyordu. Hasan (r.a) bunu defâlarca yaptı. Ashâb-ı kirâm, Efendimiz’e:

«‒Vallâhi siz, hiç kimseye yaptığınızı görmediğimiz bir şeyi buna yapıyorsunuz!» dediler.

Rasûlullah (s.a.v):

«‒Benim bu oğlum seyyiddir. Allah Teâlâ onunla Müslümanlardan iki grubun arasını ıslâh eyleyecek!» buyurdular.”

Râvî Hasan Basrî Hazretleri şöyle buyurur:

“Vallâhi, vallâhi Hasan (r.a) başa geçtikten sonra, onun hilâfeti devrinde bir şişe bile kan akıtılmadı.” (Ahmed, V, 44)

Abdullah ibn-i Şeddâd (r.a) babasından şöyle nakleder:

“Rasûlullah (s.a.v) Akşam ve Yatsı’nın birinde yanımıza geldiler. Hasan veya Hüseyin’den birini taşıyorlardı. Allah Rasûlü (s.a.v) öne geçip çocuğu yere bıraktılar. Sonra tekbir getirip namaza durdular. Sonra namaz esnâsında uzunca bir secde yaptılar. Secde çok uzadığı için başımı kaldırıp baktım. Bir de ne göreyim, Rasûlullah (s.a.v) secdedeyken çocuk sırtına binmiş! Hemen secdeme geri döndüm. Rasûlullah (s.a.v) namazı bitirince insanlar:

«–Ey Allah’ın Rasûlü! Namaz esnâsında öyle uzun bir secde yaptınız ki, bir şey oldu veya Siz’e vahiy geliyor zannettik!» dediler.

Efendimiz (s.a.v):

«–Bunlardan hiçbiri olmadı. Lâkin oğlum sırtıma bindi. Ben, acele edip hevesi geçmeden sırtımdan indirmeyi uygun görmedim (kendisi ininceye kadar bekledim)» buyurdular.” (Nesâî, İftitah, 82, no: 1139)

Kaynak: Dr. Murat Kaya, Mescid-i Nebevi'den 111 Hatıra, Erkam Yayınları