Dünya mı, Âhiret mi? Rasûlullah’ın Hanımlarının Tercihi
Rasûlullah (s.a.v.), hanımlarına dünya hayatı mı yoksa Allah, Rasûl ve âhiret mi tercih edeceklerini nasıl öğretti? Hz. Âişe ve diğer validelerimiz bu sınavda nasıl bir tutum sergiledi?
Âlemlerin Efendisi, dünyâ ziynetlerine meyleden eşlerini bizzat Kur’ân-ı Kerîm’in beyanlarıyla uyararak, ya dünyâ hayâtının süsünü ya da Allâh’ı, Rasûlü’nü ve âhiret yurdunu tercih etmelerini istemiş ve onlardan bir ay uzak kalmıştı.
ÎLÂ HÂDİSESİ: EFENDİMİZ’İN HANIMLARININ TERCİHİ
“Îlâ” diye anılan bu hâdise üzerine şu âyet-i kerîmeler nâzil oldu:
“Ey Nebî! Hanımlarına de ki: «Eğer dünyâ hayâtını ve zevkini istiyorsanız, gelin boşanma bedelinizi verip, sizi güzellikle serbest bırakayım. Eğer Allâh’ı, Rasûlü’nü ve âhiret yurdunu istiyorsanız, şüphesiz ki sizden güzel davrananlara, Allâh pek büyük bir mükâfât hazırlamıştır.»” (el-Ahzâb, 28-29)
Bunun üzerine Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Hazret-i Âişe’den başlayarak:
“–Ben sana bir husus arz edeceğim. Cevap vermede acele etme! Ebeveyninle de istişâre ettikten sonra cevap verirsin.” dedi. Âişe vâlidemiz:
“–O husus nedir ey Allâh’ın Rasûlü?” diye sorunca, Efendimiz inen âyeti tilâvet buyurdu. Bunun üzerine Âişe vâlidemiz hemen:
“–Yâni Siz’i tercih meselesinde mi âilemle istişâre edeceğim? Aslâ! Ben Allâh’ı, Rasûlü’nü ve âhiret yurdunu tercih ediyorum.” karşılığını verdi. Diğer vâlidelerimiz de aynı şekilde davrandılar. (Müslim, Talâk, 29)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları