Duhan Suresi 38-39. Ayetler Ne Anlatıyor?

KUR’ÂNIMIZ

Duhân Suresi 38-39. ayetleri ışığında, Allah’ın kâinatı hikmetle yaratması, dünya hayatının bir imtihan oluşu ve insanın sorumlulukları anlatılıyor.

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur:

DÜNYANIN YARATILIŞINDAKİ HİKMET VE İNSAN İMTİHANI

Duhan Suresi 38-39. Ayetler Arapça:

وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ

مَا خَلَقْنَاهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Duhan Suresi 38-39. Ayetler Meali:

Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri oynayıp eğlenmek için yaratmadık. Bunları hakikat ve hikmet çerçevesinde yarattık, fakat çoğu bunu bilmez. (Duhân, 44/38-39)

Bilgi:

Dünyanın ve içindekilerin yaratılmasının da insanın imtihana tabi tutulmasının da bir hikmeti vardır. Çünkü Allah hikmetsiz iş yapmaz. Hayatı dünyadan ibaret kabul etmek ve ölümü yok oluş sanmak, Allah’ın yaratmasındaki hikmeti görememektir. Böyleleri, Yüce Allah’ın hikmetsiz iş yapmadığını anladıklarında artık çok geç olacaktır. Bu hikmeti görenler, dünya hayatında yapılan iyilik ve kötülüklerin karşılıksız kalmayacağına inanırlar. İnanan bir kimseden beklenen de inancına uygun davranışlar sergilemesidir.

Mesaj:

  1. Rabbimizin bizleri yaratmasının bir amacı vardır. Bu amaç, iyilerin ve kötülerin açığa çıkarılması ve ahirette herkese ameline göre karşılık verilmesidir.
  2. Allah’ın yaratmasında büyük hikmetler vardır.

Kelime Dağarcığı:

Semâvât: Gökler.

Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Duhan Suresi 38-39. Ayetler Tefsiri:

  1. Şimdi de müşrikler şöyle diyorlar:
  2. “Bir kez öldük mü artık her şey bitmiştir; bir daha diriltilecek falan değiliz.”
  3. “Eğer öldükten sonra dirileceğimiz iddiasında doğru ve samimi iseniz, haydi atalarımızı diriltin de görelim.”
  4. Bunlar mı daha üstün ve daha güçlü yoksa Tübba‘ kavmi ile daha öncekiler mi? Biz onların hepsini helâk ettik; çünkü günahlara dalmış, kâfir olup çıkmışlardı.
  5. Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.
  6. Biz onları gerçek bir sebep ve hikmete bağlı olarak yarattık. Ne var ki insanların çoğu bunu bilmez.

Öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden müşriklere biri tarihten, diğeri yaratılıştan olmak üzere iki delil getirilerek bunun karşı gelinmez bir gerçek olduğu bildirilir:

Birincisi; güç ve kuvvette örnek olan Tübba kavmi ve onlardan önceki Âd ve Semûd gibi kavimleri, günahları sebebiyle nasıl helak oldularsa bu müşrikler de helak edilecek ve dünyada ebedi kalmayacaklardır. “Tübba”; İranlıların Kisrâ’sı, Bizanslıların Kayser’i, Mısırlıların Firavun’u gibi Yemen (Himyer) hükümdarlarına verilen bir isimdir. M.Ö 115- M.S 300 yılları arasında Sebe’ ülkesinde hükümran olmuşlardır. Tübba ünvanını taşıyan son Himyer kralı müslüman olmuş ve Resûlullah (s.a.s.) onun hakkında: “Tübba’ya sövmeyin; çünkü o müslüman olmuştu” buyurmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 340)

İkincisi; Allah Teâlâ gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunan bütün varlıkları oyun ve eğlence için değil, büyük bir gaye ve eşsiz bir hikmet üzere yaratmıştır. Hakkı ikâme etmek, Allah’ın birliğini ve O’na itaatin lüzûmunu göstermek ve hakkı üstün tutmak için var etmiştir. Hakların tam olarak verilmesi ise âhirette gerçekleşecektir. Eğer âhiret olmayıp, hayat sadece dünyadan ibaret olsa, göklerin ve yerin yaratılmasının bir anlamı kalmaz. Nitekim âyet-i kerîmelerde buyrulur:

“Yoksa bizim sizi boşuna yarattığımızı, sonunda bizim huzurumuza geri döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” (Mü’minûn 23/115)

“Biz göğü, yeri ve bunların arasında bulunan şeyleri boşuna, gâyesiz ve insanlar Allah’ın emrini bırakıp kendi arzularına göre davranabilsinler diye yaratmadık. Böyle bir düşünce, sadece inkârcıların zannından ibarettir. Girecekleri cehennem ateşinden dolayı vay hâline o kâfirlerin!” (Sād 38/27)

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com