Düğün Merâsimlerinde Sergilenen Gayr-i İslâmî Tavırlar
Günümüzde düğün merasimlerinde sergilenen gayriislâmî tavırlar nelerdir? İslami şuura sahip bir müminin düğünü nasıl olmalıdır? Düğünlerimizde nelere dikkat etmeli ve nerelerden kaçınmalıyız? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor.
Günümüzde maalesef takvâ ölçülerinden en çok taviz verilen hususlardan biri de düğün merasimlerinde sergilenen gayriislâmî tavırlardır. Hâlbuki insanoğlunun aile yuvası cennette başladı. Bunun için dünya evinin temelleri de bir cennet hazırlığı mahiyetinde olmalıdır. İnşallah, cennetteki mesut aile yuvasına kavuşmak da o şekilde nasip olur.
Evlatlarımızın yeni bir hayata adım attıkları düğünler, Cenâb-ı Hakk’ın rahmetini celb edecek merasimlerle karşılanmalıdır; ilâhî gazabı celb edecek nefsânî taşkınlıklarla değil.
Bugün düğünler, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle, dualarla, mânevî sohbetlerle ve ağzı dualı salih kimselerin de çağrıldığı ziyafetlerle ihya edilmelidir. Huzur, sükûnet ve rûhâniyet ikliminde icra edilmelidir.
Maalesef günümüze geldiğimizde mahremiyet hassasiyeti zayıfladı. Daha ziyade varlıklı kimselerin çağrıldığı, salih kimselerin ise unutulduğu düğünlerle karşılaşıyoruz. Çünkü onlar gelse, diğer taraf rahatsız olacak düşüncesi hâkim oluyor. İsraf çılgınlığına dönüşen, güç gösterisine çevrilen ve adeta bir kıyafet defilesini andıran merasimlere sıkça rastlanıyor.
Hâlbuki düğünler, ilâhî rahmetten uzaklaştıran ve gazabı celbeden manzaralara dönüşmemelidir. Aile için bir bereket vesilesi olması gereken düğünler; israf, debdebe ve şatafat içinde gerçekleşmemelidir. Bu, İslâm’ın asla kabul etmediği bir davranıştır.
Aişe validemizin düğününe baktığımız zaman ne görüyoruz? Son derece sade bir merasim. Bir yemek hazırlanıyor, gelenlere ikram ediliyor ve bunun bir nikâh merasimi olduğu ilan ediliyor.
Aynı şekilde Fatıma validemiz ile Ali bin Ebu Talib radıyallahu anhın düğününe baktığımızda da aynı sadeliği görüyoruz. Bir yemek hazırlanıyor, insanlar geliyor, yemeklerini yiyor, dua ediyor ve ayrılıyorlar.
Yüce dinimiz İslâm, gürül gürül akan bir nehirden abdest alanları bile su israfından sakındırmakta ve tutumlu davranmayı emretmektedir. Bu sebeple düğünlerde de taraflar ne kadar varlıklı olursa olsun, içinde yaşadıkları toplumdaki muhtaçları düşünerek orta yollu hareket etmelidir.
Bugün birçok genç bu sebeple evlenemiyor. Bilhassa bazı yerlerde, “Şu kadar altın getireceksin, şu kadar takı olacak, şu kadar masraf yapılacak.” gibi şartlar ileri sürülüyor. Bunların tamamı gayriislâmî adetlerdir. Bunun neticesinde de evlilikler zorlaşıyor, hatta boşanmalar artıyor.
Düğünleri ihtişam ve güç gösterisine dönüştürmek, bir israf çılgınlığıdır. Evlilik gibi mübarek bir yola böyle kötü bir başlangıç yapmak büyük bir gaflettir.
Unutmayalım ki İslâm bir bütündür. Hayatın bazı safhalarında yaşanıp bazı safhalarında terk edilecek bir din değildir. Hayatın her safhası İslâm ölçüleriyle düzenlenmelidir.