Cihad Cerrahın Elindeki Neşter Gibidir

Fıkıh ve Günlük Hayat

İslâm’da savaş, cerrah elindeki neşter gibidir.

İslâm, baştan sona terörle mücâdeledir. İslâm’da kan dökmek ve toprak almak için savaşmak, toprağı kanla sulamak yasaktır, haramdır. Kılıç, ancak zulmü kaldırmak ve hidâyetlere vesîle olabilmek için kullanılır. Bu gâyeye hizmet etmeyen bir kılıç, ancak bir demir parçasıdır.

CERRAHIN ELİNDEKİ NEŞTER GİBİ

Yani cihâd, cerrahın elindeki neşter gibidir. Fesat çıkaran, kendi menfaatleri uğruna insanları kırıp geçiren kötü insanları durdurmak için kullanılır. Nasıl ki kangren olmuş bir uzuv, bütün vücûdun selâmeti için kesilirse, insanlığın huzûru için de ıslâhı mümkün olmayan kötü insanlar ortadan kaldırılır.

TALUT VE CALUT

Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “(Tâlût’un ordusu), Câlût ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında: «Ey Rabb’imiz! Üzerimize sabır yağdır; ayaklarımızı sâbit kıl ve kâfir kavme karşı bize yardım eyle!» dediler. Sonunda Allâh’ın izniyle onları yendiler. Davud da Câlût’u öldürdü. Allah ona (Davud’a) hükümdarlık ve hikmet verdi, dilediği ilimlerden ona öğretti. Eğer Allâh’ın, insanların bir kısmıyla diğer bir kısmını defetmesi olmasaydı, yeryüzü fesâda uğrardı. Lâkin Allah bütün âlemlere karşı büyük bir lûtuf ve ihsan sahibidir.” (el-Bakara, 250-251)

KİMSEYE HAKSIZ YERE CEZA VERİLMEZ

“Sizden önceki nesillerden akıllı kimseler, (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan men etselerdi ya! Fakat onların içinden, ancak kendilerini kurtardığımız pek az kişi bunu yaptı. Zulmedenler ise kendilerine verilen refahın peşine düşüp şımardılar ve mücrim olup çıktılar. Ahâlîsi, ıslah edici kimseler olsaydı, Rabb’in o şehirleri haksız yere helâk edecek değildi.” (Hûd, 116-117)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hak Din İslam, Erkam Yayınları