Çanakkale Destanı'nı En Güzel Anlatan Roman

KİTAPLIK

Mehmed Niyazi’nin 1998 yılında yayınlandığı ilk günden bu yana büyük bir ilgiyle okunan Çanakkale Mahşeri isimli romanı, Çanakkale muharebelerinin en gerçekçi anlatıldığı eserlerin başında geliyor.

Tarihi roman türünün günümüzdeki en iyi örneklerinden biri olarak gösterebileceğimiz Çanakkale Mahşeri,  beşeriyet hafızasından söküp atmaya ahdetmiş düşman karşısında, “göğsündeki kat kat îmanla” ve kanının her damlasıyla verdiği cevabın destansı hikayesini bizlere anlatıyor. Bu romanda; asırlardır Anadolu coğrafyasında çalınan mayanın bozulmayacağının, en sağlam istihkâmın vatanını nâmûs bilenlerin pâk yürekleri olduğunun, “rükû” haricinde cihâna nizam vermiş başların asla eğilmeyeceğinin altı çiziliyor.

Bir muharebede tek bir neferin bile ne kadar önemli olduğu malumdur. Çanakkale Mahşeri romanını da, bu hakikatin âdeta bir tezahürü olarak kaleme alan Mehmed Niyazi, Çanakkale siperlerindeki en üst rütbelilerden en düşük rütbelilere kadar bizleri sayısız kahramanın dünyasında gezdirir. Çanakkale Mahşeri’nin kahramanları öyle bir rûh iklîminin insanlarıdır ki, efsanelerde anlatılanlardan daha efsanevî, tarih kitaplarında anlatılanlardan ise daha gerçektirler.

İMAN DİRİLMESİ

Pütürgeli Bilal’in, Yozgatlı Kınalı Murat’ın, Ezineli Yahya Çavuş’un, Konyalı Mıstık’ın ve Ciddeli Mehmet Çavuş’un, Lapsekili Ali’nin, Kilitbahirli Yüzbaşı Hasan’ın, Libyalı Üsteğmen Mevsuf’un ve onlar dahil 253 bin vatan evladının canlarını siper ederek düşmana geçit vermemesinin adıdır Çanakkale.

Çanakkale Mahşeri; hayatlarının baharında şehadet mertebesine erenlerin, adlarına şiirler, türküler, hikayeler, romanlar yazılanların, arkalarında bedeli ağır vatan toprağının olmasının ve kanlarla yazılan bayrağımızın göklerde dalgalanmasının acısını, sevincini, rüyasını ilmek ilmek işliyor.

100 yıl önceki hikayemizi etkileyici bir dil kullanarak anlatan Mehmet Niyazi, uzun yıllar yapmış olduğu araştırmalar sonucunda bizim hikayemizi en ibretlik tablolarla bize anlatıyor.

ÖLÜME GÜLÜMSEYEREK GİDEN ASKERLER

Çanakkale Savaşı’nda yaşanan o destansı mücadeleyi anlamakta güçlük çeken Müttefik Orduları Başkomutanı General Jean Hamilton şöyle demiştir:

“…Evet, insan ruhunu yenmek mümkün olmuyor. Dünyada hiçbir ordu bu kadar sürekli ayakta kalamaz. Sadece bugün 1800 şarapnel attık. Aylardan beri gece gündüz savaş gemilerimiz mevzilerini bombalıyor. Son derece hırpalanmış Türkleri koruyan Cenab-ı Allah’larından ayırmak için başka ne yapılabilir!...”

Beşinci Osmanlı Ordusu Kumandanı Mareşal Liman Von Sanders ise ölüme adeta gülümseyerek giden bu askerlerin vatan sevgisine hayran kaldığını ise şu satırlardan okuyoruz:

“Bir asker için mutluluk denen bir şey varsa, Türklerle omuz omuza savaşmaktır, diyebilirim. Fakir insanlardı; buğday kırığından yapılmış çorba en önemli yemekleriydi; sağlıksız su içerlerdi; çamur barınaklarda yatarlardı; fakat en modern silah ve araçlarla donanmış düşmanlarına karşı aslanlar gibi savaşırlardı…

Bu insanların kalplerinde sadece ve sadece ulvi bir vatan sevgisi vardır. Ölüme onlar kadar gülümseyerek giden bir millet ferdi daha görmedim.”

Çanakkale Mahşeri, Mehmed Niyazi, 448 Sayfa, Ötüken Yayınları