Bedir’de Rasûlullah Sevdasıyla Şehâdete Koşan İki Genç

PEYGAMBERİMİZ

Yaşları küçük, imanları büyük iki Ensâr genci; Rasûlullah’a (s.a.v.) uzanan dile kılıç oldular, Bedir’de canlarını ortaya koydular.

Abdurrahmân bin Avf -radıyallâhu anh-, ashâb-ı kirâmın yediden yetmişe Rasûlullâh muhabbetiyle yoğrulduğunu gösteren şu ibretli hâdiseyi anlatır:

BEDİR’DE RASÛLULLAH SEVDASIYLA ŞEHÂDETE KOŞAN GENÇLER

Bedir günü sağıma soluma baktım, Ensâr’dan iki gencin arasında olduğumu gördüm. Bundan pek hoşlanmadım. Oysaki daha kuvvetli kimseler arasında bulunmak isterdim. Onlardan biri, arkadaşına duyurmadan bana:

“–Ey amca! Sen Ebû Cehil’i tanır mısın?” diye sordu. Ben de:

“–Evet, tanırım! Ne yapacaksın onu?” dedim. Genç:

“–Duyduğuma göre o Rasûlullâh’a sövermiş! Varlığım kudret elinde olan Allâh’a yemin ederim ki, onu bir görürsem, ikimizden biri ölmedikçe ondan ayrılmayacağım!” dedi.

Gencin bu sözüne hayran kaldım. Öbür genç de aynı şeyleri söyledi. Şimdi bu iki gencin arasında olduğum için büyük bir sürur duyuyordum. Az sonra Ebû Cehil’i harp meydanında dönüp dururken gördüm ve:

“–Bakın, işte sorduğunuz kimse!” dedim.

Gençler hemen kılıçlarını sıyırdılar. Ebû Cehil’e doğru koştular ve onu kılıçtan geçirdiler. Bu gençler, Muâz bin Afrâ ile Muâz bin Amr idi.” (Buhârî, Meğâzî, 10; Müslim, Cihâd, 42)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları