Ankebût Suresinin 23. Ayeti Ne Anlatıyor?

KUR’ÂNIMIZ

Ankebût suresi 23. âyette ne anlatılıyor? Kimlerin Allah’ın rahmetinden ümit kestiğini bildiren Ankebût suresi, 23. ayetin Arapçası, meali ve tefsirini yazımızda bulabilirsiniz.

Ankebût sûresi 23. âyette Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

Ankebût Suresi 23. Ayet Arapça:

وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَلِقَٓائِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ يَئِسُوا مِنْ رَحْمَت۪ي وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Ankebût Suresi 23. Ayet Meali:

Allah’ın âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler -işte onlar- benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acı bir azap vardır. (Ankebût, 29/23)

ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESENLER: İNKÂRCILAR

Bilgi:

Allah insanları yaratmış, gönderdiği peygamberler ve kitaplarla gerçekleri öğretmiştir. Ancak, peygamberlerin kavimlerinden inkârcılar da çıkmıştır. Bunlar, peygamberleri yalanlamışlar, onların getirdiği ayetleri ve öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkâr etmişlerdir. Oysa insan birazcık düşünse, çevresine bir göz atsa, Allah’ın her şeyi yarattığı gibi öldükten sonra yeniden diriltmeye de gücü yeteceğini anlayacaktır. Ahiret hayatını inkâr edenler Allah’ın bağışlamasından da ümitlerini kesmişlerdir. Böylece azabı da hak etmişlerdir.

Mesaj:

  1. Ahiret hayatı gerçektir.
  2. Müslüman, Allah’ın rahmetinden ümit kesmez. Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler ümidini keser.

Kelime Dağarcığı:

Rahmet: Acımak, korumak, affetmek, nimet vermek.

Azâb: Allah’a karşı gelenlere verilen ilahî ceza.

Elîm: Acı veren, çetin azap.

Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Ankebût Suresi 23. Ayet Tefsiri:

  1. O inkârcılar, Allah’ın varlıkları ilk defa nasıl yarattığını, sonra da yaratılışı tekrar ettiğini görmez ve en son yeniden yaratacağı üzerinde hiç düşünmezler mi? Şüphesiz bu, Allah için pek kolaydır.
  2. De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da Allah’ın varlıkları ilk defa nasıl yarattığına ibretle bakın. Allah, kıyâmetten sonraki âhiret hayatını da işte böyle yaratacaktır. Şüphesiz Allah’ın her şeye gücü yeter.
  3. Allah dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Neticede yalnız O’na döndürülüp götürüleceksiniz.
  4. Hem siz, yerin derinliklerine de girseniz, göğün enginliklerine de çıksanız Allah’ın elinden ve hakkınızda vereceği hükmünden kurtulamazsınız. Zâten sizin Allah’tan başka ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır.
  5. Allah’ın âyetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenlere gelince, işte onlar, benim rahmetimden ümit kesmiş kimselerdir. Onlar için pek elem verici bir azap vardır.

Cenâb-ı Hakk’ın kâinatta her an vuku bulmakta olan ilâhî kudret akışları ve azamet tecellileri, O’nun nihâyetsiz bir kudret, sonsuz bir ilim ve hikmete sahip yüce bir varlık olduğunu gösterir. Bunların başında yaratılış gerçeği gelir. Allah, başlangıçta tüm kâinatı ve bütün mahlukâtı yoktan yarattı. Fakat onu o şekilde kendi haline terk etmedi. Her an o yaratmayı tekrar tekrar yinelemektedir.

Güneş, dünya ve ay devamlı dönmekte; seneler, aylar, günler, saatler, mevsimler tekrar etmekte; ölüp giden nesillerin yerine yenileri gelmekte; insan ruhuna ait müspet ya da menfi mânevî haller de tekrarlanıp durmaktadır. Bunu yapabilen kudret sahibi Allah, insanları öldükten sonra diriltecek ve sonsuz âhiret hayatını yaratmaya da güç yetirecektir.

Dilediğine azap edecek, dilediğine merhamet edecektir. Hiç kimse, O’nu yaptığı işten alıkoyma veya O’nun kudret elinden kaçıp kurtulma ya da O’nun hâkimiyeti dışına çıkma imkânına sahip değildir. İnsana bu konuda yardımcı olacak kimse de bulunmayacaktır.

Hâsılı Allah’ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren bunca âyetlerini ve O’na kavuşmayı yani âhireti inkâr edenlerin sonu hüsran olacaktır. Bu hüsrandan kurtulmanın yolu ise, İslâm’ın öğrettiği tevhid inancını anlamak, kâmil bir âhiret akîdesine sahip olmak ve dünyadaki kısa imtihan günlerini bu şuurla ihya etmektir.

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com