Ahzâb Suresinin 9. Ayeti Ne Anlatıyor?

KUR’ÂNIMIZ

Ahzâb suresi 9. âyette ne anlatılmak isteniyor? Müminlerin Hendek Savaşı’nda gördükleri ilâhî yardım ve Allah’ın desteği, iman ve tevekkülün önemini hatırlatan Ahzâb sûresi 9. âyetinin Arapçası, meali ve tefsirini yazımızda bulabilirsiniz.

Ahzâb sûresi 9. âyette şöyle buyrulur:

Ahzâb Suresi 9. Ayet Arapça:

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَٓاءَتْكُمْ جُنُودٌ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا وَجُنُودًا لَمْ تَرَوْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرًاۚ

Ahzâb Suresi 9. Ayet Meali:

Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani düşman orduları üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir. (Ahzâb, 33/9)

ALLAH’IN GÖRÜNMEZ ORDULARIYLA MÜMİNLERE YARDIMI

Bilgi:

Ahzab savaşı… Diğer bir ifade ile Hendek… Bir yanda Kureyşliler ve Hayber Yahudileri diğer yanda Gatafânlılar, Esedoğulları, Süleymoğulları ve daha niceleri… Bütün bu gruplar Allah resûlüne kucak açan Medine’ye saldırıya geçmek üzereler. Selmân-ı Fârisî’nin tavsiyesi ile şehrin savunulması için Hendek kazılır. Bu karar Müslümanların savaş stratejisi bakımından bir dönüm noktasıdır. Nihayet mücadele başlar ve Allah’ın rüzgârla ve görünmez orduları ile desteklediği müminlerin stratejisi başarı ile sonuç verir. İşte bu âyetle, yaşanılan o tecrübe hatırlatılır.

Mesaj:

  1. Allah’a karşı güç birliği olmaz.
  2. Allah -celle celâlühû-, müminleri dilediği şekilde destekler.

Kelime Dağarcığı:

Niʻmete’llah: Allah’ın nimeti, yardımı.

Rîh: Rüzgâr.

Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Ahzâb Suresi 9. Ayet Tefsiri:

  1. Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani o zaman düşman orduları sizi kuşatmıştı; biz de onların üzerine şiddetli bir rüzgâr ve sizin göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, ne yapıyorsanız hepsini çok iyi görüyordu.
  2. O sırada düşman orduları üstünüzden ve altınızdan size saldırmıştı da, korkudan gözler yerinden kaymış, yürekler ağızlara gelmişti. Hatta Allah hakkında yakışıksız, olmadık zanlar besliyordunuz.
  3. Mü’minler orada böyle çetin şartlarla denendiler ve sarsıldıkça sarsılıp, şiddetle silkelendiler.

Hicretin beşinci yılında Kureyş ve Gatafan kabileleri topluca Medine üzerine yürümüşlerdi. Müslümanlarla ittifakı bulunan Medine’deki Benî Kurayza kabilesi de, ihânet ederek onlarla birleşmişti. Böylece düşman ordusunun sayısı 12.000 kişiye varıyordu. Resûlullah (s.a.s.), ashâbıyla istişâre ederek, Araplarda adet olmayan bir savaş taktiği uyguladı: Düşmanın Medine’ye saldırabileceği mevkiye hendek kazdırdı ve askerlerini, hendekten çıkan toprakların ardına mevzilendirdi.

Medine’yi işgal edip müslümanları ortadan kaldırmak hayaliyle gelen düşman orduları beklemedikleri bir engelle karşılaştılar. Bir türlü hendeği aşamadılar. Bir ay kadar süren kuşatma sırasında bir taraftan yardım alamayan Müslümanlar iyice bunaldılar, zor durumda kaldılar. Bütün ümitlerin kaybolmaya yüz tuttuğu ve “Allah’ın yardımı ne zaman?” feryatlarının yükseldiği anda bir mûcize vuku buldu:

Birden ortaya çıkan soğuk bir fırtına, düşman çadırlarını söküyor, ateşlerini söndürüyor, atlarını ürkütüyor, düşmanı toza dumana boğuyordu. Müslüman askerlerin etrafında sahipleri görünmeyen tekbir sesleri işitiliyordu. Bunlar Müslümanlara yardıma gelen melek orduları idi. Nihâyet düşman orduları hezimete uğrayıp, çekilip gittiler. Daha sonra Benî Kurayza kabilesinden de bu ihânetlerinin hesabı soruldu.

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com