15-16. Yüzyıla Kadar Süren Tartışma

TEFEKKÜR

15-16. asra kadar süregelen tartışma neydi? Kur’ân-ı Kerim bu tartışmayı nasıl bitiriyor?

İnsanlık tâ 15-16. asra kadar Dünya’nın yuvarlak mı düz mü olduğunu tartışıyordu. Kur’ân-ı Kerim ise Dünya’nın yuvarlak olduğuna pek çok âyet-i kerîme ile işaret etmişti:

“...Allah; geceyi gündüze, gündüzü de geceye doluyor!..” (ez-Zümer, 5)

Bu âyette geçen tekvîr «يُكَوِّرُ» kelimesi, baş gibi kürevî bir cismin etrafında bir şeyi, meselâ sarığı döndürerek sarmak, daha açık bir tâbirle «dolamak» demektir.

Nâziât Sûresi’deki;

"Vel-arda ba’de żâlike dehâhâ" (Naziat 30)

âyet-i kerimesine;

“Ondan sonra da yerküreyi döşedi.” meâli verilmekte; ancak «dehâ» kelimesinin «devekuşu yumurtası şekli verdi» mânâsını da ihtivâ ettiği, böylece Kur’ân’da bizzat dünyanın geoit (üstten basık küre) şekline işaret ettiği bildirilmiştir.

Ashâb-ı Kehf’in mağarada uyutulma müddeti ifade edilirken;

“Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar, dokuz da artırdılar.” (el-Kehf, 25) ifadesiyle 365 gün 6 saatlik şemsî yıl ile yaklaşık 355 günlük kamerî yıl arasındaki fark beyan buyurulmuştur. Aradaki yaklaşık 10-11 günlük farktan dolayı 33 şemsî yıl, 34 kamerî yıla tekâbül etmektedir. Bu da 300 yılda tam 9 sene ilâveyi gerektirir. Asr-ı saâdette güneş takvimi yoktu ve onun mâhiyeti bilinmiyordu. Bu mâhiyeti içine alan bir beyan, Kur’ân’ın ayrı bir mûcizesidir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mekteb-i Âlem, Kâinat, İnsan ve Kur’ân, Yüzakı Yayınları