Egzersiz Orta Yaşta Beyin Faaliyetlerini Artırıyor

Araştırmalar, 50 yaş üzeri kişilerde, haftada birkaç defa orta tempolu egzersiz yapmanın zihin sağlığı açısından da faydalı olduğunu ortaya koydu.

Avusturalya'daki Canberra Üniversitesinden araştırmacılar, 39 farklı çalışmanın sonucundan hareketle, yetişkin bireylerin yaptığı en az 4 haftalık fiziksel egzersizlerin beyin fonksiyonları üzerindeki etkisini araştırdı.

Araştırma sonuçlarına göre, kasların düzenli olarak çalıştırılmasıyla, düşünme ve hafıza becerilerinin geliştiği, bu sonucun halihazırda bilişsel gerileme gösteren 50 yaş üzeri yetişkinler için de geçerli olduğu tespit edildi.

50 yaş üzeri bireylere yapılan çeşitli beyin testleri, aerobik gibi egzersizlerin, okuma, düşünme, öğrenme, muhakeme gibi bilişsel becerileri geliştirdiğini, ağırlık kullanarak kasların çalıştırıldığı egzersizlerin de hafıza ve planlama ile organize etme gibi beynin idari fonksiyonları üzerinde önemli olumlu etkisinin olduğunu saptadı.

Egzersizin her yaşta beyin ve vücut için faydalı olduğunun altını çizen Avustralyalı araştırmacılar, uzakdoğu sporlarından kung-fu'nun meditasyona yönelik biçimi olan T'ai Chi'nin özellikle 50 yaş üstü kişilerde bilişsel faaliyetlere katkı sağladığını belirtti.

HAFTADA BİR VEYA İKİ KERE EGZERSİZ YAPMALI

Araştırma ekibinden, Canberra Üniversitesi Spor ve Egzersiz Enstitüsü üyesi Joe Northey, elde ettikleri bulguların, 50 yaş üzeri kişilere beyin sağlığını korumak ve iyileştirmek için reçete edilebilecek kadar ikna edici olduğunu vurguladı.

Haftada sadece bir veya iki kere orta tempolu egzersiz yapmanın orta yaş üzerinde bilişsel fonksiyonları geliştirdiğini aktaran Northey, "Eğer daha fazla egzersiz yapılırsa daha fazla gelişme olacaktır." dedi.

Ayrıca Northey işe yürüyerek ya da bisikletle gitmenin, alışveriş poşetlerini taşımanın da egzersiz olarak kabul edilebileceğini belirtti.

Fiziksel aktivitenin, tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri gibi hastalıklara yakalanma riskini azalttığı uzun zamandır bilinirken, yaş ilerlemesiyle ortaya çıkan bilişsel yeteneklerdeki azalmadan korunmada da faydalı olabileceği düşünülüyordu.

Araştırmanın sonuçları, "British Journal of Sports Medicine" dergisinde yayımlandı.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.