SUFİ   (627 içerik bulundu)

Sufilerin İttifak Ettikleri Beş Şey

Cüneyd-i Bağdâdî Hz. "İlim ehli sûfîler, kendi usullerinin şu beş şey olduğunda ittifak etmişlerdir" buyuruyor.

Sufiliğin Güzellikleri

Sufilikte mürşit neden önemlidir? Sufiliğin güzellikleri nelerdir? Sufiliğin modern zamanlarda bize kazandırdığı güzellikler…

Tasavvuf ve Sûfîlerin İslâm Dünyâsında Medenîleşme ve Şehirleşme Olgusuna Ne Tür Katkıları Olmuştur?

Bugün dünyâda İslâm’ın yayılışında ezilen gruplar arasında Selefî tavrın daha etkili olduğu, entelektüel ve şehirli gruplar üzerinde ise sûfî anlayışın daha müe

Sufinin Manevi Gelişimi Tamamlaması İçin İlmi Araştırma mı Yoksa Dünyadan El Etek Çekmesi mi Gerekir?

Herhangi bir tarîkata intisâb eden kimse mânevî gelişimini tamam-lamak için ilmî araştırma yoluna mı girer? Yoksa pasif mistik bir tavırla dünyâdan el etek mi ç

Sufi Ne Demek?

Sufi nedir, ne anlama gelir? Sufi kime denir? İlk sufiler kimlerdir? Sufi Kur’an’da ve hadislerde geçiyor mu? Tasavvuf kavramlarından sufi ve sufilik...

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Şeyh Abdülkadir Es-Sûfî İçin Başsağlığı Mesajı Yayınladı

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, kişisel web sitesi üzerinden Şeyh Abdülkadir Es-Sûfî için başsağlığı mesajı yayınladı.

Anadolu'nun İslamlaşmasında Etkili Olan Alimler ve Sufiler Hangileridir?

Anadolu nasıl İslamlaştı? Anadolu’nun İslamlaşmasında etkili olan alimler ve sufiler kimlerdir? Horasan dervişlerinin Anadolu’nun İslamlaşmasına etkileri.

Sûfîye Neden İbnü’l Vakt Denmiştir?

Sûfîyi tarif ederken «ibnü’l-vakt» yani «vaktin, zamanın oğlu» denilmiştir. Peki sufi tarif edilirken neden böyle bir ifade kullanılmıştır?

Sufilik O’na (s.a.v) Tâbî Olmaktır

Sufiler, Hz. Peygamber (sav)’in izinde nefsi terbiye metotlarını sistemleştirerek kâmil insan olma yolunu bizlere açmışlardır. Sufiler için esas gaye peygamberi

Sufilerden Günümüz İnsanına Mesajlar

İslam maneviyatı demek olan tasavvuf bugün düne göre daha bir ihtiyaç haline gelmiştir. Zira sufilerin ilk hedefi insanı dünya sevgisi ve ona olan esaretten kur

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.