Yerli Organik Güneş Paneli Üretildi

Ege Üniversitesinde (EÜ) yerli imkanlarla organik güneş paneli üretildi. Sıradan güneş panellerinin 4'te 1'i kadar büyüklüğünde olan bu paneller, esnek yapısı ile her yüzeyde kolaylıkla kullanılabiliyor. Ayrıca bu organik gneş panelleri 4 kat daha az maliyete tamamen yerli olarak üretilebiliyor.

Üretim maliyeti, yaygın olarak kullanılan güneş panellerinin dörtte biri kadar olan yerli panel, çevreci yapısının yanı sıra esnek yüzeylere uygulanabilmesi ile öne çıkıyor.

EÜ Güneş Enerjisi Enstitüsü Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şule Erten Ela'nın yaptığı açıklamada, yaklaşık 20 yıldır güneşten elektrik üretimi teknolojileri üzerine çalıştığını, bu konuda yeni trendin organik güneş panelleri olduğunu belirtti.

Organik güneş panellerinin 2020'de piyasada olacağını anlatan Prof. Dr. Ela, bu panellerde güneş ışığını absorbe eden moleküllerin kullanıldığını kaydetti.

Prof. Dr. Ela, moleküllerin bitkilerde fotosentez sırasında güneş ışığını absorbe ederek besin yapımında rol alan klorofil benzeri nano materyaller olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

  • "Öncelikli hedefimiz kendi laboratuvarlarımızda sentezlediğimiz bu nano materyallerle güneş paneli verimlerini artırmak. Kendimizin sentezlediği, dizaynını kendimizin yaptığı yeni moleküler sistemler bunlar. Kendi materyallerimizle bu molekülün dizaynını yapıyoruz. Bunun dizaynı çok kritik, çünkü güneş ışığını absorbe etme görevi var. Güneş ışığını ne kadar çok absorbe ederse güneşten elektriğe dönüşüm verimi o kadar yüksek."

GÜNEŞ PİLİ HÜCRESİ İTHALATINA İHTİYAÇ DUYMUYOR

Enerji alanındaki çalışmalarıyla 2017 yılında TÜBİTAK Bilim Teşvik Ödülü alan Prof. Dr. Ela, organik güneş paneli üretiminin tamamının yerli imkanlarla yapılabildiğini, tüm üretim teknolojisine hakim olduklarını vurguladı.

Yaygın olarak kullanılan panellerin silisyum temelli teknoloji ile üretildiğini, bu yöntemde üretilen panellerde güneş pili hücrelerinin yerli olarak üretilmediği için ithal edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Ela, şu ifadeleri kullandı:

  • "Hücre boyutunu ithal edip, panel boyutuna kendimiz getirebiliyoruz. Yani bu teknolojinin tüm noktalarına hakim değiliz. Fakat organik güneş pillerinde bu güneş pili üretiminin materyal boyutundan karakterizasyon boyutuna kadar her aşamasına hakimiz."

KULLANIM ALANI GENİŞ

Prof. Dr. Ela, yerli organik güneş panellerinin esnek ve cam yüzeylere de uygulanabildiğine dikkati çekerek, kıyafetlerden şapka, çanta gibi farklı eşyalara kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu bildirdi.

Yerli güneş panellerinin organik yapısı nedeniyle çevre dostu niteliği taşıdığını, geri dönüşümü sırasında doğaya zarar vermediğine dikkati çeken Ela, sözlerini şöyle tamamladı:

  • "Kullandığımız nano materyaller çevreye zararı olmayan yeni bir teknoloji. Silisyum temelli onların geri dönüşümü ise kirlilik yaratıyor. Silisyum temelli güneş panellerinde amortisman süresi 3-4 yılı bulmasına rağmen organik güneş pillerinde bu süre 3-4 ay. Bu da tüketici için avantaj. A'dan Z'ye üretim teknolojisine hakim olduğumuz için daha ucuz. Silisyum güneş paneli teknolojisinin tüm sürecine hakim olmadığımız için maliyeti fazla. Bu teknolojide tüm üretime vakıfız, üretim maliyeti neredeyse 4'te 1 düşüyor. Organik güneş panellerinin üretim maliyeti çok düşük olduğu için daha ucuza satılacak. Dolayısıyla tüketici organik güneş panelini almayı tercih edecek."

Kaynak: yenisafak

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.