Vişne Suyu Yerine Ne İçiyoruz?

7'den 70'e herkesin tükettiği hazır içecek ve yiyecekler, insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Masum gibi görünen vişne sularının da sağlık açısından zararlı olduğunu söyleyen gıda mühendisleri, birçok hile ile piyasaya sürülen vişne sularının, kara havuç suyuna vişne aroması katılarak tüketiciye sunulduğunu belirtiyor.

Bilim adamları da son yaptıkları araştırmalarda hazır paket halinde satılan vişne sularının bol katkı maddesi, früktoz ve kimyasallar olduğunu açıkladı. Früktoz, kan şekerini çok hızlı yükselten ve pankreası, böbrekleri yoran bir madde. Bu madde ile çeşitli kimyasalların birleşmesi meyvemsi bir tat , kanser başta pek çok hastalığa karşı bizi savunmasız bırakıyor.

Çocuk ve yetişkinlerin severek tükettiği meyveli içecekler tatları ve aromaları ile damak zevki için farklı alternatifler sunuyor. Ancak çocukların yanı sıra yetişkinler tarafından dahi tercih edilen meyve aromalı gıdalar sanıldıkları kadar masum değil. Türkiye'deki gıda mühendisleri ve bilim adamları hazır satılan vişne sularının kanserden damar sertliğine, çocuklarda davranış bozukluğuna kadar birçok hastalığa davetiye çıkardığını belirtiyor.

DAVRANIŞLARI DA OLUMSUZ ETKİLİYOR

Tıp insanlarının yaptığı çalışmalarda bazı gıda boyalarının ( Tetrazin ) davranış bozukluğu , dikkat bozukluğu ve kansere neden olabilme potansiyeli olduğu öne sürüldü. Bu çalışmada insanların yiyeceklerinde ve ilaçların da içinde bulunan yaygın kullanım alanı olan tetrazin gıda boyasının fare ve ratlarda öğrenme ve hafıza üzerine etikileri ve hücre içi enzim ölçümleri değerlendirilmiş.

Çalışma sonucunda kısaca şu sonuçlar ortaya çıkmıştır:

-Farelerin öğrenme ve hafıza yetileri bozulmuş.

-Beyin hücrelerinin içinde hücrenin yaşlanmasını , oksidatif stresi azaltmaya yarayan enzimlerin aktivitesinde azalmaya neden -olmuştur. Bu durumda beyin hücreleri daha çabuk yaşlanacak , vücuda giren toksinlerin etkilerinden daha kolay etkilenecek.

-Yağ metabolizması enzimlerinin de azalması ile yağ oksidasyon maddeleri artacak.

-Hücre içi temizlenmesi azalan oksijen radikalleri beyin doku hasarını arttıracak olasılıklar içinde bu durumların toplamı uzun dönemde kansere bile neden olabilecek.

İngiltere'de yapılan bir araştırmada ise, gıdalara katılan koruyucu ve renklendiricilerin çocuklarda hiperaktivite seviyesini yükselttiği belirlendi.

Southhampton Üniversitesi'nde yapılan ve prestijli tıp dergisi TheLancet'te yayımlanan araştırmada, bilim adamları, bir grup çocuğun bir bölümüne gıdalarda bulunan koruyucu ve katkı maddelerinden hazırlanmış bir kokteyl, bir bölümüne de sadece meyve suyu vererek, çocukların davranışlarını gözlemlediler.

resized_06565-f478shutterstock_280550222

İngiliz Gıda Güvenliği Ajansı “Food Standards Agency" yönetiminde yapılan araştırmayı yürüten bilim adamlarına göre, elde edilen sonuçlar, daha önce dikkat toplama bozukluğu olan hiperaktivite rahatsızlığı (ADHD) bulunan çocuklar üzerinde yürütülen çalışmaların sonuçlarını doğruluyor.

Araştırmanın başındaki Profesör Jim Stevenson ve meslektaşları, koruyucuve katkı maddelerinin 3 ve 8-9 yaşları arasındaki çocukların hiperaktifdavranışları üzerinde olumsuz etkisi bulunduğunu saptadıklarını belirterek, “Bulgular, bu maddelerin sadece ADHD rahatsızlığı bulunan çocuklar üzerinde değil, tüm çocukların davranışları üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini gösteriyor" diye konuştular.

3 yaşında 153 ve 8-9 yaşlarında 144 çocuk üzerinde yapılan araştırmadakullanılan katkı ve koruyucu maddeli kokteyller, sodyum benzoat (ABnormlarına uygun E221) ve E110, E122, E102, E124, E104 ve E129 gibi çeşitli renklendiriciler içeriyordu.

2020 YILINA KADAR KANSER ARTACAK

Dünya Sağlık Örgütü, 2020 yılına kadar kanser hastalıklarının yüzde 60 oranında artacağını işaret ediyor. Bu artıştan, yüzde 30 oranında sigara, yüzde 35 oranında ise içinde katkı maddeleri kullanılan beslenme maddeleri sorumlu tutuluyor.

Katkı maddeleri, gıdaların içine, gıdaların kıvamını sağlamak, besin değerini korumak veya arttırmak, lezzetini ve sağlığa yararlı halini muhafaza etmek, asitlik veya alkaliliğini dengelemek, istenen rengi vermek için katılan kimyasallar. Bunlardan E 100'den E 181'e kadar olanları renklendirici, E 200'den E 297'ye kadar olanları koruyucu, E 300'den E 385'e kadar olanları antioksidan, E 400'den E 495'e kadar olanları kıvam arttırıcı E900'den E 1520'ye kadar olanları ise tatlandırıcı ve parlatıcı olarak kullanılıyor.

Katkı maddeleri yiyeceklerde, içeceklerde ve en çok çocuklara yönelik üretilen şekerleme ve benzeri ürünlerde kullanılıyor. Şehirde yaşayan bir tüketicinin, günde iki binin üzerinde katkı maddesi türünü bünyesine aldığı söyleniyor.

Türkiye'deki gıda mühendisleri forumlarda yazdıklarıyla masum gibi görünen içeceklerin sağlık açısından ne kadar zararlı olduğunu ortaya koydu.

TÜRKİYE'DEKİ GIDA MÜHENDİSLERİNİN TANIK OLDUĞU DURUMLAR...

Vişne yerine boyalı havuç

Staj yaptığım yer birçok büyük firmaya meyve suyu konsantresi yapıp gönderen bir firma. Kara havuç suyuna vişne aroması katarak vişne suyu olarak etiketliyorlar. Piyasadaki çoğu vişne suyunun içeriği kara havuç suyu + aroma + boya...

Küflü yoğurtlar lokantalarda

Süt ürünleri üreten firmada yapay koruyucuyla yoğurtların ömrü bir ay kadar uzatılıyordu. Bir ay sonra iade gelen yoğurtların küflü kısmının sıyrılarak kalan kısım lokantalara ucuza satılıyordu. Denetime gelenlerin içinde gıda mühendisi yoktu. Çuval çuval katkı maddesini süt tozu zannediyorlardı.

Eski yağdan kepek ekmeği

Bulunduğu ilde 70 şubesi olan bir market zincirinde kullanma tarihi geçen yağlar ve un aynı firmanın ekmek üretimine katılıyordu.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.